KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2011/52666 E., 2014/1699 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2014
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
673 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılardan ... ile ... Grup Temizlik Otamasyon Gıda Otomasyon Gıda Danışmanlık Nakliyat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı dava dilekçesinde, kıdem tazminatı için hakkın doğduğu tarihinden itibaren faiz yürütülmesini talep etmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 120’nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasanın 14’üncü maddesinin on birinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. İş sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu ve yaşlılık aylığı bağlandığını belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir.
Yaşlılık aylığı bağlandığına ilişkin belge işverene bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksitin ödendiği tarih bakiye kıdem tazminatı için faiz başlangıcı sayılmalıdır. Böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcı, davanın açıldığı ya da icra takibinin yapıldığı tarihtir.
Davacı, emekli olarak iş akdini sona erdirdiğinden, yaşlılık aylığı tahsis belgesini işverene bildirdiği tarihten itibaren faiz yürütülmelidir. Ancak davacı, buna ilişkin belge sunmadığından kıdem tazminatına yürütülecek faizin dava tarihinden başlatılması gerekirken, fesih tarihinden başlatılması, ayrıca davacının dava dilekçesinde yıllık ücretli izin alacağı için 100 TL talep etmesi karşısında, hüküm fıkrasında dava dilekçesi ile talep edilen miktarın “100,000 TL” şeklinde yazılmasının infazda tereddüde yol açabileceğinin düşünülmemesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün, HMK’nın geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2011/52666, K. 2014/1699, 27 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama