KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2012/12284 E., 2012/16055 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2012
- Dava
- Davacı, 2.000,00 TL aidat alacağının ait olduğu (kesildikleri) aylardan bir ay sonra başlayacak (2821 md. 61) en yüksek işletme kredisi faizi oranlarında faizleri, birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini İstemiştir.
Karar Metni
966 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, Belediye'nin Sendika adına kestiği aidatları 2821 sayılı Yasa’nın 61. maddesi gereğince kesildikleri tarihlerden itibaren bir ay içinde Sendikaya ödemediği gibi gönderilen 02.07.20 01... .01.2006 tarihli ihtarnamelere rağmen de ödemediğini belirterek 2.000,00 TL aidat alacağının ait olduğu aylardan bir ay sonra başlayacak faizleri ile tahsilini İstemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, Belediye Başkanlığı’nın kayıtlarının düzenli bir şekilde tutulduğunu ve bu resmi kayıtların göz önünde bulundurulması gerektiğini, dava tarihine kadar faturaların Belediye Başkanlığı’na gönderilmediğini ve herhangi ihtarda bulunulmadığını temerrüde düşürülmeksizin açılan davanın reddi gerektiği belirterek işlemiş ve işleyecek faizin iptalini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, 2821 Sendikalar Kanunun 61. Maddesi uyarınca açılmış bulunan sendika üyelik aidat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Sendikalar Kanunu'nun 61. maddesinin birinci fıkrasında: "İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesini tarafı olan işçi sendikasının, toplu iş sözleşmesi yapılmamışsa veya sona ermişse yetki alan işçi sendikasının yazılı talebi ve aidatı kesilecek sendika üyesi işçilerin listesini vermesi üzerine, işveren sendika tüzüğü uyarınca üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu gereğince sendikaya ödenmesi gerekli dayanışma aidatını, işçilere yapacağı ücret
ödemesinden kesmeye ve kestiği aidatın nevini belirterek tutarını ilgili sendikaya göndermeye mecburdur." Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, "Yukarıdaki fıkra gereğince sendika tüzüğüne uygun olarak kesilmesi istenen aidatı kesmeyen işveren ilgili sendikaya karşı kesmediği veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili kuruluşa göndermediği miktar tutarınca genel hükümlere göre sorumlu olduktan başka aidatı sendikaya verinceye kadar bankalarca işletme kredilerini uygulanan en yüksek faizi ödemek zorundadır" denilmektedir.
O halde; 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61/1.maddesine göre bir işyerinde veya işletmede toplu iş sözleşmesi yapmak için 2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 16. Maddesi uyarınca yetki belgesi alan işçi sendikası, yetki belgesine konu işyeri veya işletmede çalışan üyesi işçilerin listesini, sendika tüzüğüne göre üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve sendikanın banka hesap numarasını işverene bildirmesi ve bu listeye göre üyelik aidatını kesilmesini ve sendikanın banka hesabına yatırmasını istemesi gerekir.
Borçlar Kanunu'nun "Borçlunun temerrüdü" başlıklı 101. maddesinin birinci fıkrasında "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. " İkinci fıkrasında ise "Borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş veya muhafaza edilen bir hakka istinaden iki taraftan birisi bunu usulen ihbarda bulunmak suretiyle tespit etmiş ise, mücerret bu günün hitamı ile borçlu mütemerrit olur. " hükümleri yer almaktadır.
Toplu İş Sözleşmelerinde kesilen aidatın ne zaman sendikaya yatırılacağı hususu düzenlenmiş ise ayrıca ihtara gerek kalmadan bu tarihlerden itibaren faize karar verilmeli, düzenlenmemiş ise taraf sendikanın işvereni temerrüde düşürmesi gerekir. Dava tarihinden önce sendika tarafından işverenin temerrüde düşürülmesi söz konusu değil ise dava ve ıslah tarihi temerrüt tarihini oluşturmaktadır.
Ayrıca 2821 Sayılı Sendikalar Kanunun madde 61/2. fıkrasında sendika üyelik aidatının bir ay içerisinde sendikaya gönderilmesi öngörülmüş ise de yukarıda açıklandığı şekilde kanunda işverene bir aylık ödeme süresi öngörülmesi temerrüt için yeterli görülmemiş, işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerektiği kabul edilmiştir
Dosyaya getirtilen, sendika ile işveren arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmeleri’nde sendika aidatlarının ne şekilde ve hangi sürede davacı Sendika adına yatırılacağı ayrıntılı ve açık şekilde düzenlenmiştir.
Ancak dosya kapsamından davacı Sendikanın her toplu iş sözleşmesi döneminde yasa ve toplu iş sözleşmeleri uyarınca üyesi olan işçilerin listesi ve banka hesap numarasını davalı işverene gönderip göndermediği anlaşılamamaktadır.
Mahkemece yapılacak araştırma sonucuna göre Sendika tarafından, açıklanan belge ve bilgilerin işverene gönderilmediği tespit edilir ise, Toplu İş Sözleşmeleri’nde belirtilen tarihten itibaren faize karar verilemeyeceği için, dava tarihinden önce gönderilen 02.07.20 01... .01.2006 tarihli ihtarnameler uyarınca davalının temerrüde düşürüldüğünün kabulü gerekir.
Bu ihtarnamelerin kapsadığı dönem için temerrüt tarihinden itibaren, temerrüt olmayan dönem için ise dava tarihinden, ıslahla artırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir.
Kabule göre de.
2001-2006 arasında yürürlükte olan TİS’lerde aidat için “…işçi aylık ücretlerinin ödendiği günü izleyen 15 gün içerisinde …” ödeneceğinin ve TİS’lerin Ücret Ödemelerinin Yapılması konusundaki ilgili maddesinde “… hak kazanılan günü izleyen ilk ayın 5’inci günü ödenir…” düzenlemelerinin yer aldığı görülmekle; bu durumda kabul edilen alacaklara aynı ayın 15’inden itibaren faize karar verilmesi yerinde olmayıp, örneğin mart 2002 aidat alacağı yönünden, işçi ücretlerinin hak kazanılan tarihi izleyen ilk ayın 5’inci günü olan 6 Nisan 2002 tarihinde ödenecek olması,
üyelik aidatının da işçi aylık ücretlerinin ödendiği günü izleyen 15 gün içinde ödenecek olması karşısında 22.04.2002 tarihinden itibaren faize karar verilebilecekken 15.03.2002 tarihinden itibaren faize karar verilmesi hatalıdır.
Aynı şekilde 2006 sonrası dönem için TİS’ lerde ücret ödeme günü öngörülmemesi ve 4857 Sayılı Kanun madde 32’de “…Ücret en geç ayda bir ödenir ...” denmesi karşısında işçi ücretlerinin hak kazanılan tarih olan izleyen ilk ayın 1’inci günü ödenecek olması ve TİS’lere göre üyelik aidatının da işçi aylık ücretlerinin ödendiği günü izleyen 15 gün içinde ödeneceği düzenlenmesi karşısında bir sonraki ayın 17’sindan itibaren faize karar verilebilecekken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Kaldı ki mahkeme gerekçesinde aidatların kesildikleri aydan bir ay sonra başlamak üzere faizi ile tahsiline karar verildiği belirtilerek kısa karar gerekçeli karar çelişkisi oluşturulduğu ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 tarih ve 7-4 sayılı kararına aykırı uygulama yapıldığı gibi, davacı isteminin aidatların ( kesildikleri) aylardan bir ay sonra başlayacak faizi ile tahsili olması karşısında HUMK’ un 74 maddesine ( HMK’ nın 26 . madde) aykırı olarak istek aşılmak sureti ile karar verilmesi de yerinde değildir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2012/12284, K. 2012/16055, 8 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama