KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2012/18363 E., 2014/20198 K.·Mahkemesi : İstanbul Anadolu 3. İş Mahkemesi (Kadıköy 1.İŞ)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2014
- Tarihi
- 12/04/2012
- Numarası
- 2010/277-2012/434
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ile yemek yardımı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A)Davacı isteminin özeti:
Davacı asil, kıdem, ihbar tazminatı, izin ve yemek ücreti alacağının faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, iş akdinin ekonomik nedenlerle feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatının ödendiğini, ibraname düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulü ile kıdem, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağının tahsiline karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı, dava dilekçesinde izin ve yemek parası toplamı 1.000 TL istemiştir. Mahkemece bu miktarın tamamı izin ücreti olarak hüküm altına alınmış ise de, 1.000 TL’nin kaç TL’si izin, kaç TL’sinin yemek parası olduğu açıklattırılmadan hüküm kurulması hatalıdır. Mahkemece, 1.000 TL’nin kaç TL’si izin, kaç TL’si yemek parası olduğu açıklatılıp her bir talep hakkında olumlu olumsuz bir hüküm kurulmalıdır.
3-Davacı, 13.02.2012 tarihli açıklama dilekçesinin 5 numaralı paragrafında, aldığı paranın 3.000 TL olduğunu belirtmiştir. Bu 3.000 TL’nin mahsubu gerekirken, ibranamede yazılı miktarın mahsubu ile yetinilmesi hatalıdır.
4-Hüküm altına alınan alacak kalemlerinin net mi, brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüde yol açacağının gözetilmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2012/18363, K. 2014/20198, 18 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama