KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2012/27790 E., 2012/36437 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2012
- Dava
- Davacı, borçlu olmadığının tesptine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkili ...'in kardeşi Asiye'nin avalist olduğu bononun işe girme sırasındaki işyerine verilerek zararı karşılaması üzerine davalıya teminat olarak verildiğini, işçi ...'in hastalanması ve iki gün hastanede yatması üzerine, işine son verilerek bononun takibe konulduğunu ileri sürerek takibe konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, bononun teminat bonosu olmadığını davacı ...'in iş sözleşmesi uyarınca yapmış olduğu satışlardan dolayı tahsil edemediği mal bedellerinin karşılığı olduğu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, senedin teminat senedi olarak davalıya verildiği, davacıların borçlu olmadıklarının tespitine, davalının takipte kötüniyeti olmadığına kötüniyet tazmiantının reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacılar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
İcra İflas Kanunun 72 nci maddesinin beşinci fıkrasında, “Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde kırkından aşağı olamaz” şeklinde kurala yer verilmiştir.
Somut olayda, senedin davacıdan işe girerken boş olarak alındığı ve sonradan doldurulduğu mahkemenin de kabulündedir.
Bu nedenle, davacının borçlu olmadığı bilinerek senedin takibe konulması nedeniyle İcra ve İflas Kanunu’nun 72. Maddesi hükmü uyarınca davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2012/27790, K. 2012/36437, 6 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama