İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2012/30106 K.2013/8122

Davacı vekili tarafından verilen 14.08.2012 havale tarihli dilekçede, Dairemizin 02.07.2012 tarih, 2010/ 17683 E ve 2012/ 25407 K sayılı onama kararının maddi hataya dayalı olarak verildiği ileri sürülerek kararın ortadan kaldırılması ve hükmün bozulmasına…

Esas2012/30106Karar2013/8122Tarih7 Mart 2013Okuma5 dk · 1.028 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2012/30106 E., 2013/8122 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mart 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.028 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından verilen 14.08.2012 havale tarihli dilekçede, Dairemizin 02.07.2012 tarih, 2010/ 17683 E ve 2012/ 25407 K sayılı onama kararının maddi hataya dayalı olarak verildiği ileri sürülerek kararın ortadan kaldırılması ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur. Bahsi geçen dilekçe ve ekindeki evrak ile dosya yeniden incelendi gereği düşünüldü.

Davacı işçi sendika üyesi olup işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinden yararlanmaktadır. Toplu iş sözleşmesinin 22/f maddesinde, “günlük mesai tabi olmadan yangın gözetleme kulelerinde ve ilk müdahale ekiplerinde çalışan işçilerden idareye ait veya kiralık binalarda hizmete hazır halde bekletilenlere bu şekilde bekletilen her gün için günde 3 saat fazla mesai ödenir” şeklinde kurala yer verilmiştir.

Bilirkişi raporunda, davacının hükme uygun şekilde çalıştırıldığı günler için günde 3 saat olarak fazla çalışma hesabı yapılmış ve işverence ödenen miktar düşülerek ilk seçenek ortaya konulmuştur. Hesaplama, işveren puantaj kayıtlarına ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine dayandığı halde işçinin yapılan ödemelerle ilgili fazlaya dair haklarını saklı tutmasına gerek bulunmamaktadır.

Dairemizce yapılan inceleme sırasında bu husus gözden kaçırılarak yerel mahkeme red kararı onanmıştır.

Öte yandan genel tatil hesabı da doğrudan puantaj kayıtlarına dayandığı halde taktiri indirime gidilmesi hatalı olup bu husus da maddi hata sonucu bozma nedeni yapılmamıştır. Maddi hataya dayalı ONAMA KARARININ ORTADAN KALDIRILMASINA ve hükmün aşağıdaki şekilde bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

YARGITAY KARARI

1-Davalının temyizi açısından;

Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK.nun 426/A maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.

Birleştirilen davalarda, temyiz sınırı her dava için ayrı ayrı belirlenir.

İhtiyari dava arkadaşlığında, temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenir.

Karşılık davada, temyiz sınırı asıl dava ve karşılık dava için ayrı ayrı belirlenir.

Tespit davalarında, temyiz sınırı tespit davasının öncüsü olduğu eda davasının miktar ve değerine göre belirlenir.

Temyiz sınırından fazla bir alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, hükümde asıl istemin kabul edilmeyen bölümü temyiz sınırını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Kısaca temyize konu edilen miktara bakılarak kesinlik belirlenir.

Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde, kısaca kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.06.1975 gün ve 1975/6-8 sayılı içtihadında, 5521 sayılı yasada açık düzenleme olmamakla birlikte, bu yasanın 15. maddesindeki düzenleme gereği HUMK.nun 426/A maddesindeki kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği, grup halinde açılan davaların salt iş mahkemelerine özgü bir dava türü olmadığı, bu nedenle seri olarak açılan davalarda her dosya için kesinlik sınırına bakılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.

Davanın karar tarihi itibari ile mahkemece hüküm altına alınan miktar 534.54 TL kesinlik sınırı içinde bulunduğundan, davalının temyiz isteminin HUMK.nun 426/A ve 432. maddeleri uyarınca REDDİNE,

2-Davacının temyizine gelince:

a-Davalı işyerinde her yıl 1 Haziran-31 Ekim tarihleri arasında, haftada bir gün tatil yapmak suretiyle, haftanın 6 gününde, günün 24 saatinde işyerinden hiç ayrılmaksızın yangın ekibinde çıkacak yangını söndürmek için hazır vaziyette beklemek suretiyle çalışan davacı işçi, 4857/Md.66’ya göre beklediği sürelerin iş süresinden sayılması gerektiğini, TİS hükümleri gereğince haftalık 45 saati aşan fazla çalışmaları karşılığının % 75 zamlı ücretleri üzerinden ödenmesi gerektiği halde, ödemelerin tam yapılmadığını belirterek, fazla mesai ücreti ile genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.

Mahkemece savunmaya değer verilerek, meskun mahal dışında bulunan davalı işyerinde davacının 24 saat işyerinde kalarak kısmen çalıştığı, işi bekleyerek geçirdiği sürenin 14 saatlik diliminin çalışma süresinden, 14 saatlik çalışmanın 11 saatlik diliminin ise örtülü denkleştirme süresi içinde yapılan çalışmalar olduğu, fazla çalışma süresinin 3 saat olarak tespit ve kabul edildiği, TİS hükümlerine göre, fiilen çalışılan günlerde 3'er saat fazla çalışma ücretinin zamlı ödenmesinin kabul edildiği ve davacıya tahakkuk ettirilen bu tutarların ödendiği,

her ne kadar puantaj kayıtları ile fazla çalışma tahakkuk ve ödeme bordrolarına göre fiilen çalışılan günlerde TİS'e göre 3'er saatten ödenmesi gereken fazla çalışma sürelerinin tam yansıtılmadığı tespit edilmiş ise de, davacı tarafından yapılan ödemelerin ihtirazı kayıtsız tahsil edildiği gerekçesi ile fazla mesai ücret alacağının reddine karar verilmiştir.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir.

Dosya içeriğine göre davacının davalı işyerinde yangın ekibinde çalıştığı ve yangın sezonunda işyerinde 24 saat beklemek sureti ile görev yaptığı anlaşılmaktadır.

Davacının üyesi olduğu sendika ile davalı arasında imzalan Toplu İş Sözleşmesinin 22/a maddesinde; haftada 45 saatten fazla yapılan her türlü çalışmaların fazla mesai sayılacağı, fazla mesai ücretlerinin saat ücretlerinin %75 fazlası üzerinden ödeneceği, fazla mesailerin hesabında yarım saatten az sürelerin yarım saat,

yarım saati aşan sürelerin bir saat olarak değerlendirileceği kabul edildikten başka (f) fıkrasında aynen "günlük mesaiye tabi olmadan yangın gözetleme kulelerinde ve ilk müdahale ekiplerinde çalışan işçilerden idareye ait veya kiralık binalarda hizmete hazır halde bekletilenlere bu şekilde bekletilen her gün için günde 3 saat fazla mesai ödeneceği, bunun dışındaki uygulanacak fazla çalışmalarda işverenin gerekli tedbirleri alacağı” kuralına yer verilmiştir.

Açık olan bu düzenlemeye göre davacıya yangın sezonunda yangın gözetleme kulelerinde ve ilk müdahale ekiplerinde çalıştığı her gün için 3 saat fazla mesai ödemesi yapılmalıdır. Fazla mesai ödemesi saat olarak belirli olup, puantaj

kayıtlarına dayandığından, ödeme halinde işçinin ihtirazı kaydının sonuca etkisi yoktur. Bir başka anlatımla, eksik ödeme halinde davacı işçi eksik ödemeyi ihtirazı kayıt koysun koymasın talep etme hakkına sahiptir. Davacı işçiye puantaj kayıtlarından fiilen çalışılan günlerin 3'er saatlik fazla mesai karşılıklarının eksik ödendiği, bu eksik ödemeden dolayı da davacının fazla çalışma ücret alacaklısı olduğu bordro ve bilirkişi raporunun ilk seçeneği ile saptanmıştır. Tespit edilen fark fazla mesai ücret alacağının kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

b- Davaya konu genel tatil ücreti işveren puantaj kayıtlarına dayalı olarak hesaplandığı halde taktiri indirime gidilmesi de hatalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2012/30106, K. 2013/8122, 7 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/30106
Karar No
2013/8122
Tarih
7 Mart 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/30108 K.2013/10101
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/30109 K.2013/9065
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2012/30109 K.2013/7330
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/30110 K.2013/7514
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/30113 K.2013/7862
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2012/30113 K.2013/7400

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.