KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2012/35155 E., 2012/38265 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2012
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini, ödenmeyen işçilik alacakları bulunduğunu belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile kıdem tazminatı ile belirlenen ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının tahsiline, diğer istekler ihbar tazminatı ile fazla mesai ve hafta tatili ücret alacak istemlerinin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.02.2012 gün ve 2009/41443 Esas, 2012/6359 Karar sayılı kararı ile “yargılama sırasında davacıya ödenen tazminat bedeli altında 1.509,00 TL ödemenin kıdem tazminatından mahsubunun değerlendirilmemesinin hatalı olduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “hükme esas bilirkişi raporunda ödemenin mahsup edildiği” gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiş ve kıdem tazminatı dışında kalan talepler yönünden karar kesinleşmiş olduğundan bu talepler konusunda karar verilmesine yer olmadığına, kıdem tazminatının da önceki kararda belirtilen miktarda tahsiline şeklinde hüküm kurulmuştur.
Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dairemizin “yargılama sırasında davacıya ödenen tazminat bedeli altında 1.509,00 TL ödemenin kıdem tazminatından mahsubunun değerlendirilmemesinin hatalı olduğu” gerekçesi ile verilen karara karşı yerel mahkemece “hükme esas bilirkişi raporunda ödemenin mahsup edildiği” gerekçesi ile direnilerek karar verilmiş ise de, bozmadan önceki karardan farklı hüküm kurulduğu, bozmadan önce davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın bozulmakla ortadan kalktığı, bozma kararından sonrada Mahkemece HMUK.nun 388 vd. HMK.nun 297. maddelerinde belirtilen unsurları taşıyacak şekilde yeni bir karar verilmek zorunluluğu bulunduğu,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2012/35155, K. 2012/38265, 19 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama