KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2012/4506 E., 2014/9875 K.·Mahkemesi : İstanbul Anadolu 9. İş Mahkemesi ( Kadıköy 3. İş )
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2014
- Tarihi
- 28/12/2011
- Numarası
- 2011/198-2011/1139
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı farkı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin emeklilik sebebiyle sonlandığını ve kıdem tazminatının eksik ödendiğini, iş sözleşmesinin askıda geçtiği dönemler için de kıdem tazminatı ödenmesi gerektiğini beyanla fark kıdem tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı işveren, akdin sona ermesi sonucu kıdem tazminatının çalıştığı süreye göre ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı işverenin davacı ile aynı durumda bulunan aynı sürelerle çalışan aynı hukuksal statüye haiz ve iş sözleşmeleri kıdem tazminatına hak kazanacak biçimde sona eren bütün diğer işçilere kıdem tazminatı ödemesi yaparken işçilerin fiilen çalıştığı sürelerin toplamı üzerinden değil de iş ilişkisinin kurulduğu ve sona erdiği tarihler arasında geçen tüm süre üzerinden ödeme yaptığı, davalı işveren tarafından yapılan ve koşula bağlı olmayan bu düzenli uygulamanın artık bir işyeri uygulaması niteliği kazandığı, keza işverenin eşit davranma borcu gereği davacıya da aynı şekilde uygulama yapmasının İş Kanunun 5. maddesinde düzenlenen eşit davranma ilkesinin bir gereği olduğu gerekçesiyle fark kıdem tazminatının kabulüne karar verilmiştir.
Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin askıya alındığı süreler içi kıdem tazminatı ödenip ödenmeyeceği uyuşmazlık konusudur. Davacı işçi 1475 sayılı Yasanın 14. maddesi gereği iş sözleşmesinin devamı süresince fiili çalışma olsun ya da olmasın tüm süre için kıdem tazminatı hesaplanması gerektiğini ileri sürmektedir. Diğer yandan dava dilekçesinde, işverence diğer işçilere askıda geçen süreler de dahil olmak üzere kıdem tazminatı ödendiği ileri sürülmüş ve emsal olarak bazı işçilerin isimlerine yer verilmiştir.
Mahkemece fiili çalışma süresi yanında çalışılmayan süre için de kıdem tazminatı ödemesi yapılmasının işyeri uygulamasına dönüştüğü kabul edilmiş ise de, 1475 sayılı Yasanın 14/2. maddesine kıdem tazminatının işçilerin işyerinde geçen çalışma sürelerine göre hesaplanacağı hükme bağlanmıştır. İş sözleşmesinin askıya alındığı ve işçinin fiili çalışmasının olmadığı dönem için kıdem tazminatı ödenmesi yasaya aykırıdır.
Davalı işverence birkaç işçiye hatalı olarak askıda geçen süreler için kıdem tazminatı ödenmesi, aksine işyeri uygulamasının varlığını ortaya koymaz. İşverence birkaç işçiye fazladan kıdem tazminatı ödenmiş ancak daha sonra bu hatasından dönerek davacı ve diğer işçilere fiili çalışma sürelerine göre kıdem tazminatı ödemiştir. Hatalı ödeme durumu, çalışmış olan ve halen çalışmaya devam eden tüm işçiler bakımından hak bahşetmez.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2012/4506, K. 2014/9875, 25 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama