KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2012/4870 E., 2014/10093 K.·Mahkemesi : Balıkesir 1. İş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2014
- Tarihi
- 27/09/2011
- Numarası
- 2008/348-2011/851
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, vergi iadesi alacağı ve fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız fesih edildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile vergi iadesi, fazla mesai ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren vekili, davacının 01.09.2007-10.09.2007 tarihleri arasında mazeretsiz olarak işe gelmemesi gerekçesiyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar taraf vekillerince temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının toplam kıdemi 8 yıl 2 ay olmasına rağmen kıdem tazminatının 8 yıl 4 ay üzerinden hesaplanması hatalıdır.
3-Kıdem tazminatının tamamına fesih tarihinden en yüksek banka mevduat faizi yürütülmesi gerekirken dava ve ıslah tarihi ayrımı yapılarak yasal faiz yürütülmesi hatalıdır.
4-HMK' nun 297.maddesine göre hüküm açık ve tereddütten uzak, infaza yarar biçimde kurulmak zorundadır. Bu bağlamda;
a- Hükmedilen miktarların ne kadarına dava tarihinden, ne kadarına ıslah tarihinden faiz yürütüleceğinin,
b- Dava, ıslah ve fesih tarihlerinin ne olduğunun,
c- Hükmedilen miktarın net mi brüt mü olduğunun yazılmamasının infazda tereddüte yol açacağının düşünülmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2012/4870, K. 2014/10093, 25 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama