KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2013/12838 E., 2014/8255 K.·Mahkemesi : İstanbul 2. İş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2014
- Tarihi
- 02/10/2013
- Numarası
- 2011/289-2013/205
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
671 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine, işe iadesine ve sonuçlarına karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalılar Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Davalı işyerinde Dudulu Operasyon Merkezi Şubesinde Şube Müdürü olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin, davalı T.. A...'nin, Fortisbank A.Ş.'ni aktif ve pasifleriyle devralması üzerine organizasyonel olarak yeniden yapılandırmaya gidildiği ve yeni organizasyonda davacının istihdam fazlası olduğu ve kendisine Tuzla Şubesi Müşteri İlişkileri Yöneticisi göreviyle çalışmasının teklif edildiği ancak alt derece bir görev olması nedeniyle davacı tarafından kabul edilmediği ve feshin kaçınılmaz olduğu gerekçesiyle feshedildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davalı işveren davacının iş akdinin yeniden yapılanma kapsamında istihdam fazlası olması sebebiyle feshedildiğini, fesihten önce davacıya niteliklerine uygun “Alternatif Dağıtım Kanalları Operasyon Müdürlüğü” pozisyonunun şifahi olarak önerildiğini, ancak yapılan bu teklifi kabul etmeyen davacının durumuna uygun başkaca bir pozisyonun da bulunmaması sebebiyle de yapılan feshin geçerli olduğunu savunmuştur.
Buna karşın, davacı kendisine şifahi olarak bir görev önerilmediğinden, işverence feshin son çare olması ilkesine riayet edilmediğini iddia etmiştir. Davalı banka davacıya fesihten önce yaptığını iddia ettiği görev teklifini ispatlayamamıştır. Ayrıca, Dairemizin yukarıdaki ilkeleri doğrultusunda davalı işverenin istihdam fazlası personelin tayin ve tespiti için uygulanan objektif kriter ve bilimsel veri ortaya koyup gözettiğini de kanıtlayamamıştır.
Belirtilen sebeplerle geçerli fesih iddiasının sübut bulmadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar vermek gerekmiş, 4857 Sayılı Yasa'nın 20/E maddesi uyarınca aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2013/12838, K. 2014/8255, 13 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama