KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2013/15391 E., 2015/9790 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2015
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram, genel tatil ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ve ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının devamsızlık yaptığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe:
1-Anayasanın 141 inci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır.
Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur.
Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 26.05.2008 gün ve 2007/20517 Esas, 2008/12483 Karar sayılı ilamı).
Somut olayda, Mahkemece "Dinlenen tanık beyanları toplanan deliller, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre yapılan inceleme sonunda davacının haksız olarak işi bıraktığı davalı tarafından ispat edilemeyeceğinden davacının davasının kısmen kabulü gerektiği" gerektiği açıklanmıştır. Mahkeme kararının gerekçesi tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermediğinden Anayasaya ve yukarıda açıklanan yasal düzenleme ile Dairemizin İlke kararına aykırıdır.
2-Davacı iş akdinin işveren tarafından haksız feshedildiğini iddia etmiş, davalı işçinin mazeretsiz işe gelmediğini savunmuştur. Fesih açısından davacı tanıkları, işçinin, davalının baskı ve haksız uygulamaları nedeniyle, iş akdini feshettiğini beyan ettiği anlaşılmakta olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının bu nedenle iş akdini haklı olarak feshettiği tespit edilmiştir. İş sözleşmesini haklı olarak da olsa fesheden işçi ihbar tazminatına hak kazanamaz. İlk Derece Mahkemesince feshin kim tarafından yapıldığı açıklanmadan ve gerekçesiz olarak ihbar tazminatının hüküm altına alınması bozma nedenidir.
F) Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2013/15391, K. 2015/9790, 10 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama