KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2013/1681 E., 2013/7740 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2013
- Dava
- Davacı, ikramiye alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı işyerinde yılda iki maaş ikramiye verildiğini, 2009 yılında hak kazandığı ikramiye alacağının ödenmediğini belirterek ikramiye alacağını talep etmiştir.
Davalı işveren, davacı tarafça 09.04.2010 tarihinde müvekkili şirket aleyhine kıdem ve ihbar tazminatı, izin, genel tatil, hafta tatili, ikramiye ve yol ücreti alacaklarına ilişkin olarak dava açıldığını, söz konusu davanın ... 1. İş Mahkemesinin 2010/155 esasına kaydedildiğini ve 06.01.2011 tarihinde 2011/5 K sayılı ilamı ile davanın feragat nedeni ile reddine karar verildiğini ve hükmün kesinleştiğini, davada olumsuz dava şartının oluştuğunu, taraflar arasında imzalanan 05.11.2011 tarihli protokol ile davacının tüm alacaklarının ödendiğini, davacının davasının dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddini talep etmiştir.
Mahkemece davacının ... 1. İş Mahkemesinin 2010/155 esas ve 2011/4 karar sayılı dosyasında talep ettiği işçilik alacakları arasında 2009 yılı ikramiye alacağının da bulunduğu, davacının açtığı davadan feragat etmesi nedeniyle reddine karar verildiği, bu dosyanın süresinde temyiz edilmediğinden kesinleştiği, bu kararın taraflar yönünden kesin hüküm oluşturduğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Dosya içinde davalı tarafça ibraz edilen 05.01.2011 tarihli protokole göre davacının ... 1. İş Mahkemesinin 2010/155 E. sayılı dosyasında talep ettiği işçilik alacakları yönünden 14.200 TL karşılığında sulh yapılmıştır.
Yargılama sırasında taraflar arasında düzenlenen protokol niteliği itibarıyla sulh sözleşmesidir.
Sulh, görülmekte olan bir davanın taraflarının karşılıklı anlaşma ile dava konusu uyuşmazlığa son vermeleridir. Sulh mahkeme önünde yapılabildiği gibi mahkeme dışında da yapılabilir. Mahkeme dışı sulh diğer sözleşmeler gibi, tamamen maddi hukuk hükümlerine tabidir. Mahkeme dışı sulhun tarafları bağlaması ve mahkemece dikkate alınması iki halde mümkündür.
Birinci halde, taraflar mahkeme dışında sulh oldukları sözleşmeyi mahkemeye verip buna göre sulh olduklarını bildirmişlerse, bu husus mahkemece tutanağa geçirilir taraflara okunur ve imza ettirilir, bu halde mahkeme dışı sulh, mahkeme içi sulhe dönüşür. İkinci halde ise, taraflar ikisi birlikte davaya bakan mahkemeye sulh olduklarını bildirmezler ve taraflardan biri böyle bir sulh sözleşmesini inkar ederse mahkeme dışı sulhe dayanan taraf bunu kanıtlamakla yükümlüdür.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2013/1681, K. 2013/7740, 5 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama