KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2013/3801 E., 2014/40029 K.·Mahkemesi : Ankara 12. İş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2014
- Tarihi
- 20/11/2012
- Numarası
- 2010/553-2012/653
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ücret alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, prim alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile maaş, prim, fazla mesai, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar, davalı vekili tarafından temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerinin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı davalı işveren nezdinde 25.5.2010 tarihine kadar çalıştığını iddia ederek talepte bulunmuş ve bilirkişi raporunda da bu tarih esas alınarak hesaplama yapılmış ve mahkemece rapora itibarla hüküm kurulmuş ise de mahkemenin fesih tarihinin 25.5.2010 olduğuna ilişkin kabulünün gerekçesi açıklanmadığı gibi bu kabul davacının bölge çalışma müdürlüğüne başvuru dilekçesinde belirttiği tarih ve SGK çıkış tarihi ile uyuşmamaktadır.
Davacı ve arkadaşları bölge çalışma müdürlüğü şikayet dilekçesinde işten çıkış tarihi olarak 6.5.2010 tarihini belirtmiş ve bu beyan davacı tarafından imzalanmıştır. Ayrıca bölge çalışma müdürlüğü başvuru dilekçesi ekindeki 25.5.2010 tarihli dilekçede de davacı ve arkadaşları 6.5.2010 tarihinde belge imzalatılmak istendiğini ancak imzalamadıkları için işten çıkartıldıklarını belirtmiştir.
Davacının ve arkadaşlarının imzaladığı yazılı belgeler karşısında 6.5.2010 yerine 25.5.2010 tarihinin fesih tarihi olarak kabul edilip buna göre hesaplama yapılması hatalıdır.
Davacının hak ve alacakları fesih tarihinin 6.5.2010 olduğu kabul edilerek değerlendirilip hüküm altına alınmalıdır.
F) Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2013/3801, K. 2014/40029, 24 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama