KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2013/4241 E., 2013/4194 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi (Kadıköy 3.İŞ)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2013
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili, davalı işyerinde belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız feshedilmesi nedeni ile ödenmeyen ücret ve bakiye süre ücret alacaklarının tahsili için icra takibi yaptıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.05.2012 gün ve 2012/16589 Esas, 2012/18956 Karar sayılı kararı ile “somut olayda davacı avukatın işçi statüsünde çalıştığı, avukatlığın niteliği gereği belirli süreli bir iş olmadığı, her ne kadar taraflar arasında belirli süreli iş sözleşmesi imzalanmış ise de yapılan işin niteliği gereği taraflar arasındaki iş sözleşmesin başından beri belirsiz süreli olduğundan mahkemece bakiye süre ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, kabule göre de davacının çalıştığı süre içerisinde ücretlerinin eksik ödendiği,
davacının icra takibine konu ettiği eksik ödenen ücreti davalı yönünden likit olup sadece bu kısım yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, iş sözleşmesinin belirsiz süreli olması nedeni ile bakiye süre ücretinin reddi yönündeki bozma nedenine uyulurken, icra inkar tazminatı konusundaki bozma nedenine ise alacağın likit olduğu” gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir. Direnme kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dairemizin “somut olayda davacı avukatın işçi statüsünde çalıştığı, avukatlığın niteliği gereği belirli süreli bir iş olmadığı, her ne kadar taraflar arasında belirli süreli iş sözleşmesi imzalanmış ise de yapılan işin niteliği gereği taraflar arasındaki iş sözleşmesin başından beri belirsiz süreli olduğundan mahkemece bakiye süre ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, kabule göre de davacının çalıştığı süre içerisinde ücretlerinin eksik ödendiği,
davacının icra takibine konu ettiği eksik ödenen ücreti davalı yönünden likit olup sadece bu kısım yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği” gerekçesi ile verilen karara karşı yerel mahkemece “iş sözleşmesinin belirsiz süreli olması nedeni ile bakiye süre ücretinin reddi yönündeki bozma nedenine uyulurken, icra inkar tazminatı konusundaki bozma nedenine ise “alacağın likit olduğu” gerekçesi ile direnilmiş ise de, lehine bozma kararı verilen davalı taraf direnme kararını temyiz etmediği gibi, ödenmeyen ücret üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmiş olmakla eylemli olarak karara uyulduğu,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2013/4241, K. 2013/4194, 4 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama