KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2013/6662 E., 2013/32220 K.·Mahkemesi : 8. İş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2013
- Dava
- Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ile %40 icra inkar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
1.199 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı Kooperatife bağlı olarak çalışırken iş akdinin sona erdirildiğini, tazminatlarının tahsili amacıyla icra takibi başlattığını,ancak davalı kurumun icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %40’ından az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının alacaklarının likit bir alacak olmadığından icra takibine yapılan itirazın haklı olduğunu talep edilen faiz oranın da yasal dayanağının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı tarafından ibraz edilen iş yeri dosyası kapsamına göre davalı birlik çalışanı olduğu, akdin bizzat davalı iş veren tarafından feshedildiği, icra takip talebinde de belirtildiği üzere davalı iş veren tarafından takipten önce 11.449,71 TL ödemede bulunulduğunun anlaşılması karşısında taraflar arasında ilk muaccel olan alacak türü itibarı ile kıdem tazminatından söz konusu miktarın tenzil edildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı Davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işveren tarafından yapılan kısmi ödemenin işçinin hangi alacağına mahsup edileceği noktasında toplanmaktadır.
I. Normatif Dayanak
Uyuşmazlığın normatif dayanağı Borçlar Kanununun 84–86 maddeleridir. Borçlar Kanununun 84 üncü maddesinde “Borçlu faiz veya masrafları tediyede gecikmiş değil ise kısmen icra eylediği tediyeyi resülmale mahsup edebilir. Alacaklı alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya sair teminat almış ise borçlu kısmen icra eylediği tediyeyi temin edilen veya teminatı daha iyi olan kısma mahsup etmek hakkını haiz değildir” kuralına yer verilmiş.
85 inci maddesinde “birden fazla borcu bulunan borçlu, borçları ödemek zamanında bu borçlardan hangisini tediye etmek istediğini alacaklıya beyan etmek hakkını haizdir.
Borçlu beyanatta bulunmadığı surette vukubulan tediye kendisi tarafından derhal itiraz edilmiş olmadıkça alacaklının makbuzda irae ettiği borca mahsup edilmiş olur” hükmü öngörülmüş, 86 ncı maddede ise “kanunen muteber bir beyan vaki olmadığı yahut makbuzda bir güna mahsup gösterilmediği takdirde, tediye muaccel olan borca mahsup edilir. Müteaddit borçlar muaccel ise tediye, borçlu aleyhinde birinci olarak takip edilen borca mahsup edilir.
Takibat vaki olmamış ise tediye, vadesi iptida hulül etmiş olan borca mahsup edilir. Müteaddit borçların vadeleri aynı zamanda hulül etmiş ise mahsup mütenasiben vaki olur. Hiç bir borcun vadesi hulül etmemiş ise alacaklı için en az teminatı haiz olan borca mahsup edilir” kuralı düzenlenmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2013/6662, K. 2013/32220, 9 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama