KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2013/7721 E., 2015/235 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2015
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, işçilik alacaklarını alamayan davacının iş aktini haklı feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, sübut bulduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut olayda, Mahkeme kararının gerekçe kısmında fazla mesai olmadığı belirtilmiş, hüküm fıkrasında ise fazla mesai ücretine hükmedilmiştir. Hüküm fıkrası ile gerekçe arasında fazla mesai ücreti açısından çelişki yaratılması hatalıdır.
3- Fesih tarihi itibari ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın açıkladığı rakamlara göre kıdem tazminatı tavanının 2731,85 TL. olduğu gözetilmeyerek, kıdem tazminatının 2801,28 TL. esas alınarak hesaplanması hatalıdır.
4- Kıdem tazminatının hesabına esas hizmet süresinin hesaplanmasında, dosyadaki ücretsiz izin formlarının taraflardan sorularak bu sürelerin hizmet süresinden düşülmesi gerekip gerekmediğinin irdelenmemesi hatalıdır.
5- Davacı vekili ıslah dilekçesinde kıdem tazminatının tamamı için davalının ihtarla temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren faiz yürütülmesini istemiştir. Buna göre, ihtarda verilen 7 günlük ödeme süresi de gözetildiğinde temerrüt tarihi olan 30/09/2011 tarihinden itibaren kıdem tazminatı için faiz yürütülmesi gerekirken talep de aşılarak, kıdem tazminatına fesih tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hatalıdır.
6- Hükmedilen miktarın net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi hatalıdır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2013/7721, K. 2015/235, 13 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama