KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2014/12207 E., 2015/25524 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2015
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, genel tatil alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır.
Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.’un 27. Maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur.
Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar.
Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının), ihlâlidir.
HMK.’un 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden sözedilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut olayda;
Mahkemenin gerekçeli kararında dava dilekçesi özetlenmiş, davalı savunması, savunmaya ilişkin detaylar açıklanmadan “ davalı davanın reddini istemiştir” şeklinde belirtilmiş, toplanan delillerden söz edilmiş ise de delillerin ne olduğu yazılmamış, delillere ilişkin bir tartışma yapılmamış, hangi sebeple iddiaya değer verildiği ve davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti ve genel tatil alacaklarının hesabına esas unsurlar ile kabulün gerekçesine ilişkin hiçbir açıklama yapılmamış, “ Dinlenen tanık beyanları, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre inceleme sonunda davacının davasının kısmen kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. “ şeklinde tamamen soyut bir gerekçe yazılmıştır.
Mahkemenin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’ nın 141 ve HMK. nun 297. maddesine aykırı şekilde hiçbir gerekçe içermeyen kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/12207, K. 2015/25524, 14 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama