KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2014/1472 E., 2014/14172 K.·Mahkemesi : İstanbul Anadolu 15. İş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2014
- Tarihi
- 09/12/2013
- Numarası
- 2013/1440-2013/760
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
691 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıların birinin asıl işveren diğerinin de taşeronu olduğu işyerinde çalışırken iş akdinin sonlandırıldığını, sözleşmenin feshinin geçersizliği ile O.. şirketine işe iadesine karar verilmesini sendikal sebeple işten çıkarıldığı için 6356 sayılı kanunun 25. maddesine göre 3 yıllık brüt ücretin tazminat olarak belirlenmesine, işe alınmazsa diğer tazminatlarının da verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekilleri davanın reddini istemişlerdir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş akdinin sonlandırılmasında sendikal nedenin olmadığı, davacı ile davalı şirket amirlerinin aralarındaki iletişimin koptuğu, insan kaynakları birimlerinin sosyal içerikli eğitimler düzenleyerek zayıflayan iletişimi kuvvetlendirmeleri gerekirken bu konuda yeterli gayret göstermediği, iş akdinin fesihinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 4857 sayılı İş Kanununun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur.
4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir.
Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfatı bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır. (Dairemizin 09.06.2008 gün ve 2007/40942 Esas, 2008/14420 Karar sayılı ilamı).
Somut uyuşmazlıkta, davalı İ.. Uluslararası Hava Limanı Yatırım Yapım ve İşletme A.Ş. ile davalı O.. Koruma ve Güvenlik Hiz. A.Ş. arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu, davacı işçinin işvereni olan O.. Koruma ve Güvenlik Hiz. A.Ş.'nin işi üstlendiği, davacının iş sözleşmesinin davalı alt işveren tarafından haklı ve geçerli bir neden olmadan feshedildiği, feshin sendikal nedene dayanmadığı, bu nedenle feshin geçersiz olduğu anlaşılmakla mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi yerindedir. Ancak hükmün infazında tereddüt oluşturacak şekilde işe iadeden hangi işverenliğin sorumlu olduğunun belirtilmemesi, yine işe iadenin mali haklarından davalıların sorumluluklarının da açıkça belirtilmemesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/1472, K. 2014/14172, 5 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama