İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/19986 K.2014/29032

Yerel mahkeme, davanın reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı ve davalılardan TC. M.. B.. avukatları tarafından temyiz edilmiş, davacı avukatı tarafından duruşma talep edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan…

Esas2014/19986Karar2014/29032Tarih2 Ekim 2014Okuma7 dk · 1.347 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2014/19986 E., 2014/29032 K.·Mahkemesi : Ankara 3. İş Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Ekim 2014
Tarihi
08/04/2014
Numarası
2013/327-2014/469
Dava
Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret alacağı, hafta tatili ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.347 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Yerel mahkeme, davanın reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı ve davalılardan TC. M.. B.. avukatları tarafından temyiz edilmiş, davacı avukatı tarafından duruşma talep edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, müvekkilinin T.. L..çalıştığını, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatları ödenmeden okul müdürü tarafından feshedildiğini, davacının ücret ödemesinin ve sigorta işlemlerinin davalı T.. O.. A.. Birliği tarafından yapıldığını, işyerinin diğer davalı M.. B..na bağlı olduğunu, işyerindeki müdür, müdür yardımcıları ve öğretmenlerin emir ve talimatlarına göre iş yapıldığını iddia ederek davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil, yıllık izin ve son ay ücret alacaklarının davalılar MEB ve T.. O.. A.. Birliği'nden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı T.. B.. vekili cevabında, müvekkilinin tüzel kişiliği bulunmadığından hakkındaki davanın husumetten reddi gerektiğini, öte yandan davacının süresinde işbaşı yapmadığı gibi verilen işleri de yapmadığını, okul müdürüne karşı geldiğini, arşiv ve kamera kayıtlarına zarar verdiğini, 26.08.2008 tarihinde konuya ilişkin tutanak tutularak iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, fazla mesai, hafta tatili ile bayram ve genel tatil çalışması olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı T.C. MEB vekili cevabında, davacının davalının işçisi olmaması nedeni ile müvekkilinin husumet ehliyeti bulunmadığı gibi iş akdinin sunulu tutanaklarla sabit olduğu üzere haklı nedenle feshedildiğini, alacakların zaman aşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece 09.06.2010 tarihinde, davalı Okul Aile Birliği hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalı bakanlık yönünden ise iş akdinin feshinin haksız olduğu, bilirkişi raporunda belirli alacaklara davacının hak kazandığı gerekçesi ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bu karar davacı ve davalılardan T.C. M.. B.. vekilleri tarafından temyiz edilmiş ve temyiz üzerine Dairemiz tarafından 18.12.2012 tarihinde “.....Dairemizin kararlılık kazanmış uygulama ve içtihatlarına göre davacı işçi yönünden ücret ve primler davalı Okul Aile Birliği tarafından yatırılmış olsa da iş görme edimi her iki davalı işverene karşı yerine getirilmiştir. Davalılar arasında davacı işçinin çalıştırılması noktasında amaç ve menfaatte birlik söz konusudur.

Davacının iş görme ediminin her bir işveren yönünden kısmi süreli iş ilişkisi biçimde ayrıştırılması da mümkün değildir. Davacı aynı anda aynı işverenlere karşı iş görme edimini yerine getirmiştir. Bu bakımdan taraflar arasında birlikte istihdam olarak adlandırılabilecek bir ilişkinin varlığı kabul edilmelidir. 4857 sayılı Yasanın 2.maddesindeki işveren tanımı karşısında Okul Aile Birliğinin tüzel kişiliğinin olmaması bu bakımdan sonuca etkili değildir.

Buna göre davaya konu işçilik alacaklarından her iki davalının müştereken sorumluluğuna gidilmesi gerekirken, davalı Okul Aile Birliği yönünden davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi hatalıdır....Mahkemece davacı lehine bilirkişi raporu benimsenerek fazla mesai ücreti ile hafta tatili ve milli bayram mesai ücreti hüküm altına alınmış ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir.

Zira, hükme esas bilirkişi raporundaki hesaplamalar tanık beyanlarına dayanmaktadır. Ancak davalının resmi bir kurum olduğu dikkate alındığında sırf soyut tanık beyanları ile sonuca gidilmesi doğru değildir.

Bu nedenle davacının hizmet dönemi itibari ile çalıştığı okul işyerinden ikili eğitim olup olmadığı, derslerin bitimi ile okulun kapanmasından sonra ve hafta tatili ile milli bayram günlerinde kurs, etüd ve benzeri faaliyetler yapılıp yapılmadığı, yapılıyor ise bunların kaça kadar sürdüğü, aynı işi yapan kaç kişi bulunduğu,

dönüşümlü veya nöbetleşe çalışma olup olmadığı sorularak belirlenmeli, ilgili bilgi ve belgeler celbedildikten sonra tanık beyanları ile birlikte bir değerlendirmeye tabi tutulup gerekirse ek hesap raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde anılan alacaklarla ilgili hüküm tesisi hatalıdır.” gerekçesi ile bozulmuş, bozma kararında davacı ve davalı T.C. M..

B.. vekillerinin bozma sebepleri dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmadığı da belirtilmiştir.

Bozma kararı üzerine Mahkemece bozma kararına uyulmuş ve yapılan yargılama sonunda davacının yalnızca okulda eğitim ve öğretim yapılan saatlerde çalışma yaptığı, fazla mesai yapmadığı milli bayram tatillerinde çalışmadığı, ayrıca hafta tatillerinde çalışan personel sayısı bakımından davacının hafta sonunda çalışmadığı, davacının okul tatili dönemlerinde yıllık izne ayrıldığı ve okulların tatil olduğu dönemde okulların kapalı olması nedeniyle yıllık izin kullandığı ve davacının kıdem ve ihbar tazminatı hak etmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemece sadece “ 1- Davanın REDDİNE “ denilerek hüküm tefhim edilmiş, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında da sadece “ 1- Davanın REDDİNE “ yazılmış, yargılama gideri, vekalet ücreti, harç konusunda hiçbir şey yazılmamıştır.

D) Temyiz:

Kararı davacı ve davalı T.C. M.. B.. vekilleri temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

Öncelikle;

Hüküm sonucunun ne şekilde oluşturulacağı ve neleri içereceği HMK. nun 297/2. maddesinde “ Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında;açık,şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. “ hükmünü taşımaktadır.

Bu hüküm genel olarak hüküm sonucuna ilişkin olup, basit yargılamaya tabi davalar açısından hüküm sonucunun tefhimi HMK. nun 321. maddesinde “ Kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşir. “ şeklinde hüküm altına alınmıştır.

Bu iki hükme göre basit yargılamaya tabi bir davada duruşmada tefhim edilecek hüküm sonucu hem HMK. nun 297/2. maddesindeki unsurları taşımalı, hem de gerekçeli olmalıdır.

Ayrıca;

Mahkemece bozmadan önceki kararda kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık ücretli izin alacağı, fazla çalışma ücreti, bayram çalışma ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının KISMEN KABULÜNE karar verilmiştir.

Mahkemenin ilk kararı davacı vekili ile davalı T.C. M.. B.. vekili tarafından temyiz edilmiş,

Mahkeme kararı Dairemizin 18.12.2012 tarih ve 2010/32662 E. 2012/43065 K. sayılı ilamı ile;

Davacı vekili ile davalı T.C. M.. B.. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek,

Kararı temyiz eden davacı açısından; “ Okul Aile Birliğinin de müşterek-müteselsil sorumluluğuna gidilmesi gerekirken bu davalı hakkındaki davanın husumet yokluğu sebebi ile reddinin hatalı olduğu gerekçesi ile,

Davalı T.C. M.. B.. açısından ise ; Fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretlerine yönelik olarak eksik araştırma nedeni ile bozulmuştur.

Mahkemece tarafların beyanlarının alınıp bozmaya uyulmasına da karar verildikten sonra yapılacak iş bozma gereklerini yerine getirmektir. Zira, mahkemece bozmaya uyulması yönünde oluşturulan karar bozma lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hakkın gerçekleşmesine neden olur.

Usuli kazanılmış hakkın hukukumuzdaki yeri. 04.02.1959 gün ve 1957/13-E. 1959//5 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında (R.G. 28.04.1959 gün sayı:10193) “Temyiz merciince bir kararın bozulması ve mahkemenin bozma kararına uyması halinde bozulan kararın bozma sebeplerinin şümulü dışında kalmış cihetlerinin kesinleşmiş sayılması, davaların uzamasını önlemek maksadıyla kabul edilmiş çok önemli bir usuli hükümdür.

Bir cihetin bozma kararının şümulü dışında kalması da iki şekilde olabilir. Ya o cihet, açıkça bir temyiz sebebi olarak ileri sürülmüş fakat dairece itiraz reddedilmiştir, yahut da onu hedef tutan bir temyiz itirazı ileri sürülmemiş olmasına rağmen dosyanın Temyiz Dairesince incelendiği sırada dosyada bulunan yazılardan onun bir bozma sebebi sayılması mümkün bulunduğu halde o cihet dairece bozma sebebi sayılmamıştır.

Her iki halde de o konunun bozma sebebi sayılmamış ve başka sebeplere dayanan bozma kararına mahkemece uyulması taraflardan birisi lehine usuli bir müktesep hak meydana getirir ki, bu hakkı ne mahkeme, ne de temyiz mahkemesi halele uğratabilir. Zira umumi müktesep hakkın tanınması da amme intizamı düşüncesiyle kabul edilmiş bir esastır.” şeklinde açıklanmıştır.

Somut olayda temyize konu karar hem usuli kazanılmış hak, hemde HMK. nun 297 ve 321. maddeleri açısından değerlendirildiğinde;

a- Mahkemece bozma kararı ile bozma dışı bırakılan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı ve yıllık ücretli izin alacağı talepleri açısından davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hakka riayet edilmemesi hatalıdır.

b- Mahkemece duruşmada tefhim edilen hüküm özeti ile gerekçeli kararda yazılan hüküm sonucunun HMK. nun 297 ve 321. maddelerine aykırı olarak sadece “ Davanın reddine “ şeklinde oluşturulması da hatalıdır.

Mahkemece yapılacak iş bozma gereğini yerine getirerek, davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hakka riayet edilerek HMK. nun 297 ve 321. maddelerine uygun şekilde hüküm oluşturarak sonuca gitmektir.

Bu nedenlerle usuli kazanılmış hakkı gözetmeyen ve HMK. nun 297 ve 321. maddelerine aykırı olan kararın bozulması gerekmiştir.

F) Sonuç:

SONUÇ / HÜKÜM

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.10.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/19986, K. 2014/29032, 2 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/19986
Karar No
2014/29032
Tarih
2 Ekim 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/19986 K.2014/22933
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/19987 K.2014/27216
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2014/19987 K.2014/17023
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/19987 K.2014/25671
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/19987 K.2014/22934
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/19988 K.2014/27508

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.