KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2014/24740 E., 2014/36877 K.·Mahkemesi : Gebze 2. İş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2014
- Tarihi
- 17/04/2014
- Numarası
- 2013/538-2014/96
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 13/12/2000-19/07/2013 tarihleri arasında üretim işçisi olarak çalıştığını, iş akdinin davalı işveren tarafından kıdem ve ihbar tazminatı ödenmek suretiyle feshedildiğini, davalı işyerinde işçilerin sürekli olarak yasal sürelerin de üzerinde fazla mesai yapmaya zorlandıklarını, bu çalışmalar karşılığında ücret ve yasal haklarında gerekli iyileştirmelerin yapılmaması nedeniyle işçilerin fazla mesaiye kalmak istemediklerini, işveren tarafından işçilerin sindirilemediğini ve çalışma huzurunu bozacak işçileri üzerinde baskı uygulandığını,
01/05/2013 tarihinde davacı ve bir grup arkadaşının mesaiye kalmadıkları için üzerindeki baskıların daha da arttığını, bu nedenle işçilerin sendikal örgütlenme çalışması yapmaya karar verdiklerini, davacı öncülüğünde yürütülen bu çalışmalar neticesinde işyerinde sendikal faaliyetlerin başladığını, bu durumdan haberdar olan işverenin davcı ile birlikte 4 işçinin iş akdini feshettiğini, feshin sendikal nedene dayandığını belirterek,
davacının iş akdinin feshinin haksız ve geçersiz olduğunun tespitine ve davacının işe iadesine, işe iade kararına rağmen davacının bir ay içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gerekli tazminat miktarının 12 aylık ücret olarak tespitine, kararın kesinleşmesine kadar olan dönem için 4 dört aylık ücret ve diğer hakların davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili işyerinde 13/12/2000 tarihinde çalışmaya başladığını, iş akdinin 19/07/2013 tarihinde feshedildiğini, fesihten sonra davacıya tüm hak ve alacaklarının ödendiğini, davacının da müvekkili şirketi ibra ettiğini, davacının çalıştığı süre içinde çalışma standartlarına uyum gösteremediğini, görevini olması gibi yapmadığını, disiplinsiz hareket ettiğini, performansının düşük olduğunu, defalarca uyarıldığını ve savunmasının alındığını, iş ilişkisinin devamının çekilmez bir hal alması nedeniyle iş sözleşmesinin feshinin zorunlu hale geldiğini, müvekkili şirkette yetkili bir sendika bulunmadığı için sendikal faaliyetlerin engellenmesi gibi bir durumun da söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davalı işverence feshin geçerli sebebe dayandığı ispatlanmadığından, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi dosya içeriğine uygun olup, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Anılan maddeye göre feshin sendikal sebebe dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre söz konusu tazminatın davacının 6 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Tazminatın fesih sebebine ve davacının çalışma süresine göre davacının 5 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/24740, K. 2014/36877, 3 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama