KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2014/31203 E., 2014/33011 K.·Mahkemesi : Söke 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2014
- Tarihi
- 18/07/2014
- Numarası
- 2013/497-2014/460
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
703 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, haksız işten çıkarılan müvekkilinin iş akdi feshinin geçersizliğine ve işe iadesine, yoksun kaldığı ücret olan 4 aylık maaşının verilmesine ve işe iadeye uymayan işveren aleyhine müvekkilinin 8 aylık ücreti tutarında tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Söke Belediye Başkanlığı vekili, davacının D.. Özel Güvenlik Hizmetleri A.Ş ' de çalışmakta olduğunu, müvekkil Belediye Başkanlığı ile davacı arasında imzaladığı iş güvenlik hizmet sözleşmesinin bulunmadığını, diğer davalı D.. Özel Güvenlik Hizmetleri A.Ş ile sözleşme imzalandığını ve bu şirketin işçisi olarak belediyede çalıştığını, asıl işverenin D.. Özel Güvenlik Hizmetleri A.Ş olduğundan ve belediyenin taraf sıfatının bulunmadığından davanın reddini talep etmiştir.
Davalı D.. Özel Güvenlik Hizmetleri A.Ş vekili, hakkın tutulan tutanaklara istinaden davacı işçi ile imzalanan sözleşmenin 3. maddesinin a bendi uyarınca görev yeri değişikliği yoluna gidildiğini, ancak davacının yeni görev yerinde işe başlamadığını, davacının iş akdinin haklı nedenlerle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, feshin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Mahkemenin 21.11.2012 tarih 2012/288 E. 2012/560 K. sayılı kararı Dairemizin 13.06.2013 tarih 2013/2572 E. 2013/18239 K. sayılı kararıyla tarafların tanıkları dinlenip deliller toplanarak, tutanaklar ve davacının tutanaklara verdiği savunmalar ve davacının ihtarnameleri irdelenip görev yeri değişikliği yetkisinin objektif olarak kullanılıp kullanılmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği konusunda bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulmuş taraf tanıkları dinlenmiştir.
Somut olayda; davacı alt işveren şirket işçisi olarak davalı Belediye’de güvenlik
görevlisi olarak çalışmaktayken hakkında tutulan tutanaklara istinaden iş sözleşmesinde işverene tanınan davacının işyerini değiştirme hakkının kullanıldığı ancak davacının yeni görev yerinde başlamaması nedeniyle iş sözleşmesinin 4857 Sayılı Kanunu’nun 25/2-g-h maddesi uyarınca feshedildiği anlaşılmaktadır.
Davacı hakkında 07.05.2012 tarihinde istirahat saatinden geç geldiği, 15.05.2012 tarihinde vardiyasını 16:25’te terk ettiği, aynı tarihli bölge müdürü tarafından davacının kurallara uymayıp bildiğini yaptığı ve işine son verilmesi gerektiği ve 16.05.2012 tarihinde nöbet yerini terk ederek evlendirme dairesine gittiği konularında tutanaklar tutulmuştur. Davacının 15.05.2012 tarihinde görev yerini izinsiz terk ettiği konusuyla ilgili savunması alınmıştır.
Davacı savunmasında o gün kendisine üç tane tutanak verilince şok olduğunu, savunmasını yazmak için avukatına gittiğini, durumu da bildirdiğini belirtmiştir.
Davacı ayrıca 16.05.2012 günü noter aracılığıyla davalı şirkete ihtarname göndermiş, 15.05.2012 günü bölge sorumlusu tarafından savunma belgesi, görev değişikliği formuyla görev değişiklik karar yazısının tarafına verildiğini, savunma yapmadan görev değişikliğinin önceden yapılmasını anlayamadığını, keyfi olarak bu kararların alındığını, istifaya zorlandığını, annesinin rahatsız olduğunu Söke’de yaşadığını, iş ve işyeri değişikliğini kabul etmediğini bildirmiştir.
Davalı ise 22.05.2012 tarihinde iş sözleşmesindeki işyeri değişiklik yetkisi çerçevesinde davacının İzmir’e görevlendirildiği konusunda ihtarnamesi göndermiştir.
Dosyaya sunulan tutanaklar, davacının savunması, 16.05.2012 tarihli noter ihtarnamesi ve olayların kronolojisi irdelendiğinde, davacının iş sözleşmesindeki nakil yetkisinin objektif olarak kullanıldığının kanıtlanmadığı, davacının tutanağa bağlanan eylemleri ve nakil işlemi değerlendirildiğinde bunun ölçülü olmadığı, iş sözleşmesinin feshi amacıyla kullanıldığı, bu nedenle feshin haklı ve geçerli olmadığı anlaşıldığından davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddi hatalıdır. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/31203, K. 2014/33011, 6 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama