KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2014/31277 E., 2015/608 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2015
- Mahkemesi
- İŞ MAHKEMESİ
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
738 kelime·4 dk okuma
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01/06/2009 tarihinde ...'nin personeli olarak ...'de güvenlik işinde çalışmaya başladığını, 16/04/2011 tarihinde ...'nin güvenlik hizmetini ...'nden almaya karar verdiğini, müvekkilinin ...'nin personeli olarak çalışmaya başladığını, emir ve direktifleri ...'ni yöneticilerinden aldığını, davalı işyerinde proje müdürü olarak görev yapan ... ile müvekkili arasında bir tartışma yaşandığını, bu tartışmadan sonra ...'in işletme müdürü tarafından yıllık izne gönderildiğini, müvekkilinin 17/06/2013 tarihinde izinden döndüğünde iş akdinin feshedildiğini öğrendiğini, yazılı bir fesihte bulunulmadığını, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılardan ..... Vekili, davacının 16/04/2011-30/05/2013 tarihleri arasında müvekkili şirketin ... Projesinde vardiya sorumlusu/güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, iş akdinin haklı bir sebeple feshedildiğini, fesih bildiriminde fesih nedenlerinin açıkça anlatıdığını, davacının görevli bulunduğu vardiya sırasında aynı vardiyada görevli üst amiri ile sözlü münakaşaya girdiğini ve amirine hakaret eden sözler sarf ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı.... vekili, davacının kendi şirketlerinin elemanı olmayıp diğer davalı şirket çalışanı olduğunu, şirketler arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi değil, müşteri ve hizmet satan arasındaki ilişkinin olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, iş akdinin feshinin geçerli ve haklı nedene dayanıp dayanmadığı hususundaki ispat yükünün davalı işverenlikte olması ve davalı tarafın verilen kesin sürelere rağmen ispatın ana direklerini oluştaracak hususlardaki delillerini süresinde mahkemeye sunmayıp bu şekilde ispat yükünü yerine getiremediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanununun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur.
4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir.
Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfatı bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır. (Dairemizin 09.06.2008 gün ve 2007/40942 Esas, 2008/14420 Karar sayılı ilamı).
Somut uyuşmazlıkta, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu, davacı işçinin alt işvereni olan davalı ....'nin güvenlik işini üstlendiği, davacının iş sözleşmesinin davalı alt işveren tarafından haklı ve geçerli bir neden olmadan feshedildiği, bu nedenle feshin geçersiz olduğu anlaşılmakla mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi yerindedir. Ancak hükmün infazında tereddüt oluşturacak şekilde işe iadeden hangi işverenliğin sorumlu olduğunun ve işe iadenin mali haklarından davalıların sorumluluklarının da açıkça belirtilmemesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/31277, K. 2015/608, 15 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama