İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/32968 K.2014/34527

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2014/32968Karar2014/34527Tarih18 Kasım 2014Okuma7 dk · 1.337 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2014/32968 E., 2014/34527 K.·Mahkemesi : Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İş)

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Kasım 2014
Tarihi
27/03/2012
Numarası
2009/466-2012/155
Dava
Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.337 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı isteminin özeti:

Davacı vekili, davacının maaşının asgari ücret seviyesine indirilmesini kabul etmediğini ve bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.

B)Davalı cevabının özeti:

Davalı vekili, taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

C)Yerel Mahkeme kararının özeti:

Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, sübut bulduğu gerekçesi ile kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.

D)Temyiz:

Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

E)Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

4857 sayılı İş Kanununda 32 nci maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.

Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.

İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanunun 323 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.

4857 sayılı Yasanın 8 inci maddesinde, işçi ile işveren arasında yazılı iş sözleşmesi yapılmayan hallerde en geç iki ay içinde işçiye çalışma koşullarını, temel ücret ve varsa eklerini, ücret ödeme zamanını belirten bir belgenin verilmesi zorunlu tutulmuştur. Aynı yasanın 37 nci maddesinde, işçi ücretlerinin işyerinde ödenmesi ya da banka hesabına yatırılması hallerinde, ücret hesap pusulası türünde bir belgenin işçiye verilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır.

Usulünce düzenlenmiş olan bu tür belgeler, işçinin ücreti noktasında işverenden sadır olan yazılı delil niteliğindedir. Kişi kendi muvazaasına dayanamayacağından, belgenin muvazaalı biçimde işçinin isteği üzerine verildiği iddiası işverence ileri sürülemez. Ancak böyle bir husus ileri sürülsün ya da sürülmesin, muvazaa olgusu mahkemece resen araştırılmalıdır. (Yargıtay 9.HD. 23.9.2008 gün 2007/27217 E, 2008/24515 K.).

Çalışma belgesinde yer alan bilgilerin gerçek dışı olmasının da yaptırıma bağlanmış olması, belgenin ispat gücünü arttıran bir durumdur. Kural olarak ücretin miktarı ve ekleri gibi konularda ispat yükü işçidedir. Ancak bu noktada, 4857 sayılı Kanunun 8 inci ve 37 nci maddelerinin, bu konuda işveren açısından bazı yükümlülükler getirdiği de göz ardı edilmemelidir.

Bahsi geçen kurallar, iş sözleşmesinin taraflarının ispat yükümlülüğüne yardımcı olduğu gibi, çalışma yaşamındaki kayıt dışılığı önlenmesi amacına da hizmet etmektedir. Bu yönde belgenin verilmiş olması ispat açısından işveren lehine olmakla birlikte, belgenin düzenlenerek işçiye verilmemiş oluşu, işçinin ücret, sigorta pirimi, çalışma koşulları ve benzeri konularda yasal güvencelerini zedeleyebilecek durumdadır.

Çalışma belgesi ile ücret hesap pusulasının düzenlenerek işçiye verilmesi, iş yargısını ağırlıklı olarak meşgul eden, işe giriş tarihi, ücret, ücretin ekleri ve çalışma koşullarının belirlenmesi bakımından da önemli kolaylıklar sağlayacaktır. Bu bakımdan ücretin ispatı noktasında delillerin değerlendirilmesi sırasında, işverence bu konuda belge düzenlenmiş olup olmamasının da araştırılması gerekir.

Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.

Somut olayda, davacı şahitlerinin beyanları arasında çelişki bulunduğu görülmektedir. Her ne kadar bilirkişi avans belgelerine dayanmış ise de, avansların daha gelmemiş aya ait ücretlere mahsuben verildiği davalı tarafından savunulmuştur. Bu durumda, davacının aylık ücret meblağının, yukarda belirtilen ilkelere gore emsal ücret araştırması yolu ile tespit edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.

2- Dosyada mevcut, 2009 yılına ait banka dekontları, M.. E.. imzalı “10/03/2009 tarihi itibari ile en son durum” olduğu matbu şekilde üzerinde yazılı olan ve davacıya atfen imza bulunan borç-alacak dökümü, davalının davacıya 2008 yılı Aralık ayı maaşı hakedişi dahil 975 TL. borçlu olduğuna dair 02/01/2009 tarihli yazısı taraflara detaylıca açıklatılmalıdır.

Ayrıca, bu ödemelerin ne için hangi ayların maaşlarına mahsuben yapıldığı her iki taraftan detaylıca sorulup, davacı vekilinin, davacının avans çekmediğine dair savunması olması nedeniyle, gerekirse bankadan davacının bu paraları tehsil etmesine ve tahsil ederken ihtirazi kayıt koyup koymadığına dair belgeler de getirtilmelidir.

Akabinde, bahsi geçen ödeme belgelerindeki miktarların davacının hesaplanan alacağından mahsup edilip edilmeyeceği denetime elverişli bilirkişi raporu ile değerlendirilmelidir. Bu yapılırken tarafların birbirlerine çektikleri ihtarlardaki beyanları da denetime elverişli şekilde irdelenmelidir.

Açıklanan şekilde bahsolunan belgelerin, banka dekontlarındaki meblağlar ile borç-alacak dökümündeki meblağların davacının hesaplanan alacağından mahsup edilip edilmeyeceğinin denetime elverişli bilirkişi raporu ile ele alınmaması hatalıdır.

3- Ücret alacağı açısından, dava dilekçesinde davacının Haziran 2009 ayına kadar 800 TL. Haziran 2009 ayı ve ve devamı aylarda 900 TL maaş aldığı, Ağustos 2009 ayı ve Eylül ayında ise işten çıkarıldığı 16/09/2009 tarihine kadar olan maaşının ödenmediği, Haziran 2009 ayından sonraki maaş farklarının da ödenmedi belirtilmiştir.

Buna göre Haziran ve Temmuz 2009 ayları için 100' er TL. olmak üzere toplam 200 TL. maaş farkı ve Ağustos maaşının tamamı ile Eylül ayının 16/09/2009 tarihine kadar tahakkuk eden maaşı talep edilmektedir. Bilirkişi raporunda ise, Haziran ve Temmuz 2009 ayları için 254,37'şer TL. üzerinden toplam 508,74 TL ücret alacağı hesaplanmıştır. Bu durumda, Haziran ve Temmuz 2009 ayları için toplamda 308,74 TL. fazladan hesap yapılmıştır.

Mahkemece, Haziran ve Temmuz 2009 ayları için toplamda sadece 200 TL talep edildiğinin gözetilmemesi hatalıdır.

4- Hafta tatili ve genel tatil alacağı açısından, dosyaya alınan emsal niteliğindeki Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/465 Esas sayılı dosyasındaki davacının tüm hafta tatillerinde ve genel tatilllerde çalıştığının kabul edildiği görülmüştür. Ancak, o dosya davacının çalışması Haziran 2009-Ekim 2009 tarihleri arasındadır. Eldeki dosyada, taraf şahitlerinin beyanları da göz önüne alınarak davacının hafta tatili ve genel tatil çalışmasının, şahitler tarafından şahitlerin çalışmaları itibari ile bilebilecekleri en eski tarih olan Mayıs 2008 tarihi ve devamı için hesaplanması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Mayıs 2008 tarihinden önceki dönem için hafta tatili ve genel tatil alacağı hesaplanması hatalıdır.

5- Fazla mesai çalışması açısından, taraf şahitlerinin beyanları da göz önüne alınarak davacının fazla mesai çalışmasının, şahitlerin çalışmaları itibari ile bilebilecekleri en eski tarih olan Mayıs 2008 tarihi ve devamı için hesaplanması gerekir. Bu itibarla, Mayıs 2008 tarihinden önceki dönem için fazla mesai alacağı hesaplanması hatalıdır.

6- Hafta tatili alacağı ile birlikte fazla mesai alacağının da talep edildiği durumlarda, davacının haftada 6 günlük fiili çalışması ara dinlenme süreleri düşürülerek tespit edilmeli, hafta tatilindeki çalışmasının ise ara dinlenme süresi düşüldükten sonra fiili çalışma süresinin 7,5 saatlik günlük çalışma süresini aşan kısmı haftanın diğer 6 günü için bulunan fiili çalışma süresine eklenmeli, fazla mesai süresi bu şekilde bulunmalıdır. Hafta tatillerinde yapılan 7,5 saate kadar olan veya 7,5 saatten düşük fiili çalışma ise hafta tatili çalışması olarak hesaplanmalıdır. Hafta tatillerindeki çalışma 7,5 saatten çok daha az da olsa, tüm gün çalışmış gibi çalışılmasa da maaş içinde ödenen 1 günlük yevmiyeye ek olarak çalışması karşılığından 1,5 günlük yevmiye verilir.

Somut olayda, fazla mesai alacağı haftada 7 günlük toplam fiili çalışma süresi üzerinden hesaplanmış, yani, hafta tatillerindeki 7,5 saate kadar olan fiili çalışma süresi fazla mesai hesabında düşülmemiş, ayrıca hafta tatili alacağı da hesaplanarak mükerrerliğe neden olunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/32968, K. 2014/34527, 18 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/32968
Karar No
2014/34527
Tarih
18 Kasım 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/32969 K.2014/33655
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/32969 K.2014/31701
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/32970 K.2014/34699
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2014/32970 K.2014/38041
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/32970 K.2014/32100
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/32970 K.2014/27052

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.