KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2014/33559 E., 2015/5893 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2015
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma
Yerel mahkemece, davanın reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 01/04/2010-30/11/2013 tarihleri arasında çalıştığını, yasa gereği fesih sebebinin açık ve kesin bir şekilde belirtilmesi gerektiğini, yeniden yapılandırma şeklinde soyut gerekçe ile herhangi bir geçerli nedene dayanmadan iş akdinin feshedildiğini beyan ederek feshin geçersiz olduğunun tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 01/04/2010-30/11/2013 tarihleri arasında mutfak marka sorumlusu olarak çalıştığını, davalı şirketin mutfak sektöründen karlı olmadığı için çıkmaya ve mutfak departmanını kapatmaya karar verdiğini, mutfak bölümünün kapatılması nedeniyle personel çıkışları yapıldığını, davacının mutfak konusunda uzman olduğundan başka bir alternatif pozisyon üretilemediğini bu nedenle iş sözleşmesinin feshedilmek zorunda kalındığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/2 maddesi uyarınca “feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir”. İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu, daha sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli olduğunu kanıtlayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (04.04.2008 gün ve 2007/29752 Esas, 2008/7448 Karar sayılı ilamımız).
Feshin işletme, işyeri ve işin gerekleri nedenleri ile yapıldığı ileri sürüldüğünde, öncelikle bu konuda işverenin işletmesel kararı aranmalı, bağlı işveren kararında işgörme ediminde ifayı engelleyen, bir başka anlatımla istihdamı engelleyen durum araştırılmalı, işletmesel karar ile istihdam fazlalığının meydana gelip gelmediği, işverenin bu kararı tutarlı şekilde uygulayıp uygulamadığı(tutarlılık denetimi), işverenin fesihte keyfi davranıp davranmadığı(keyfilik denetimi) ve işletmesel karar sonucu feshin kaçınılmaz olup olmadığı(ölçülülük denetimi-feshin son çare olması ilkesi) açıklığa kavuşturulmalıdır.
Somut olayda “mutfak marka yöneticisi” olarak çalışan davacının iş sözleşmesi şirket organizasyonunda yeniden yapılanma nedeniyle feshedilmiştir.
Mahkemece yargılama sırasında aldırılan bilirkişi raporu uyarınca feshin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davalı tarafından fesih öncesi ve sonrası sunulan organizasyon şemalarında mutfak bölümüyle ilgili halen çalışıldığının, davacının temyiz dilekçesi ekinde davalının halen mutfak yapım siparişi için fiyat teklifi verdiğinin görüldüğü;
davalı söz konusu teklifin davadışı müşteriye mutfak alanında çalışmadıkları defalarca söylenmesine rağmen ısrarı üzerine konut projesi için sadece bütçe oluşturabilmesi maksadıyla verildiği belirtilmişse de, mail içeriğinde müşteriye şirketten teklif istenmesi dolayısıyla teşekkür edildiği, teklifin geçerli olacağı son tarihin belirtildiği, ürünün özelliklerinin ayrıntılı olarak belirlendiği,
ayrıca ödemelerin 30, 60, 90 gün vadeli olarak çeklerle alınıp alternatif ödeme taleplerinin değerlendirilebileceği, KDV hariç mutfak dolabı fiyatlarının 7.500 TL olduğunun bildirildiği gözetildiğinde somut olarak kapatmanın ve kapatma nedeniyle istihdam fazlalığının kanıtlanamadığı, bu nedenle feshin geçerli olmadığı anlaşıldığından kararın bozulması gerekmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/33559, K. 2015/5893, 12 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama