KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2014/34116 E., 2014/35046 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2014
- Mahkemesi
- 4. İŞ MAHKEMESİ
- Dava
- Davacı vekili, davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, genel hafta tatil çalışmaları karşılığı ücret ve izin kesinti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17.02.2014 gün ve 2012/170 Esas, 2014/4804 Karar sayılı kararı ile “Yerel mahkemece davacının istifa etmek suretiyle iş akdini kendisinin sonlandırdığı gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş ise de davacının istifa dilekçesinde tazminatlarının ödenmesi koşuluyla işyerinden ayrılmak istediğini belirterek davalı işverene icapta bulunduğu,
davalı işverenin de davacının bu icabını içeren istifa dilekçesini işleme koyduğu diğer bir anlatımla icabı kabul ettiği anlaşılmakla, davacı lehine kıdem tazminatı koşullarının oluştuğu gözetilmeden hatalı değerlendirme ile dilekçenin soyut istifa şeklinde yorumlanarak yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacakları bakımından ileri sürülen zamanaşımı defi sonuca etkili olmakla mahkemece davalı ...Şirketi vekilinin zamanaşımı defi üzerinde durulmaksızın ek rapor alınmadan karar verilmesi hatalı olduğu” gerekçesi ile iki nedenden bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, kıdem tazminatı ile ilgili bozmaya uyulmuş ancak, zamanaşımı konusunda “davacının ıslah dilekçesi davalı ...Lojistik AŞ vekiline 06.10.2011 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, davalı ...Lojistik AŞ vekilinin tebliğden itibaren iki hafta içinde ıslah dilekçesine karşı yazılı beyanda bulunmamış olduğu, ıslaha karşı zamanaşımı defi olarak kabul edilmesi halinde ise de, itirazın süresinde olmaması ve davacı vekilinin davalı ...Lojistik AŞ vekilinin 17.11.2011 tarihindeki beyanı kabul ettiğine dair herhangi bir beyanda bulunmaması nedeniyle davalı ...Lojistik AŞ vekilinin, davacı ıslahına karşı süresinde zamanaşımı defi ileri sürmediği” gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir.
Direnme kararının süresi içinde davalı Arçelik şirket vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Dairemizin “Yerel mahkemece davacının istifa etmek suretiyle iş akdini kendisinin sonlandırdığı gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş ise de davacının istifa dilekçesinde tazminatlarının ödenmesi koşuluyla işyerinden
ESAS NO : 2014/34116
KARAR NO : 2014/35046
ayrılmak istediğini belirterek davalı işverene icapta bulunduğu, davalı işverenin de davacının bu icabını içeren istifa dilekçesini işleme koyduğu diğer bir anlatımla icabı kabul ettiği anlaşılmakla, davacı lehine kıdem tazminatı koşullarının oluştuğu gözetilmeden hatalı değerlendirme ile dilekçenin soyut istifa şeklinde yorumlanarak yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı,
hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacakları bakımından ileri sürülen zamanaşımı defi sonuca etkili olmakla mahkemece davalı ...Şirketi vekilinin zamanaşımı defi üzerinde durulmaksızın ek rapor alınmadan karar verilmesi hatalı olduğu” gerekçesi ile verilen karara karşı yerel mahkemece “davacının ıslah dilekçesi davalı ...Lojistik AŞ vekiline 06.10.2011 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, davalı ...Lojistik AŞ vekilinin tebliğden itibaren iki hafta içinde ıslah dilekçesine karşı yazılı beyanda bulunmamış olduğu,
ıslaha karşı zamanaşımı defi olarak kabul edilmesi halinde ise de, itirazın süresinde olmaması ve davacı vekilinin davalı ...Lojistik AŞ vekilinin 17.11.2011 tarihindeki beyanı kabul ettiğine dair herhangi bir beyanda bulunmaması nedeniyle davalı ...Lojistik AŞ vekilinin, davacı ıslahına karşı süresinde zamanaşımı defi ileri sürmediği” gerekçesi ile direnilmiş olup, 6100 sayılı HMK düzenlemesi ve temyiz edenin sıfatı da dikkate alındığında bu nedenle direnmenin doğru olduğu, yerel mahkemesince bu hususun düzeltildiği anlaşıldığından,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/34116, K. 2014/35046, 24 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama