KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2014/34344 E., 2015/7372 K.·Mahkemesi : İş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2015
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
646 kelime·3 dk okuma
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili davacının davalı işyerinde 28.01.1987 tarihinde çalışmaya başladığını, hiç bir geçerli sebep olmadan iş akdinin davalı tarafından 15.04.2014 tarihinde hizmetinden istifade edilemediği gerekçesi ile feshedildiğini, gösterilen gerekçenin doğru olmadığını, fesih sebebinin açık ve kesin olarak bildirilmediğini, feshin esas bakımından geçersiz olduğunu, davalının objektif kriterlere ve somut verilere dayanan performans skalası sunmadığını açıklayarak davacının iş akdinin feshinin geçersizliğinin tespitine ve davacının işe iadenisin, işe iade kararı kesinleşinceye kadar geçecek süre için 4 aylık ücret ve diğer hakları tutarında ücretinin tahsiline ve davacının davalı tarafından işe başlatılmaması halinde davacının 8 aylık ücreti tutarında tazminat ödenmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili davacının davalı işyerinde 29.01.1987-15.04.2014 tarihleri arasında şoför-operatör olarak çalıştığını, iş akdinin İcra Komitesinin 08.04.2014 tarihli kararı ile İş Kanunu 17,18,19.maddelerini uygun olarak kıdem ve ihbar tazminatları ödenerek feshedildiğini, fesih bildiriminin davacıya 15.04.2014 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı işyerinde emeklilik süresini tamamlayan davacıdan hizmetinden istifa edilemediği gerekçesi ile davalının savunma istediğini, davalı tarafından davacının savunması yeterli görülmeyerek iş akdinin feshedildiğini ve fesih işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı tarafın 8 aylık tazminata hükmedilmesi talebinin haksız ve yersiz olduğunu savunmuş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, en çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz.
Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu kanun yürürlüğe girdikten sonra sendikal nedenle yapılan fesihlerde tazminat; işçinin başvurusu, işe başlatma ve başlatılmama şartına bağlı olmaksızın işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenecektir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. (12.12.2013 gün ve 2013/8422 Esas, 2013/33052 Karar sayılı ilamımız).
Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatının belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
Somut olayda, davacının 29.01.1987-15.04.2014 tarihleri arasında çalıştığı, işverence gerçekleştirilen feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetlidir. Ancak davacının kıdem süresi ve fesih sebebine göre işe başlatmama tazminatının 7 ay yerine 6 ay olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun olacaktır. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/34344, K. 2015/7372, 19 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama