KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2014/36177 E., 2015/7218 K.·Mahkemesi : İş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2015
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalı iş yerinde 29/01/2013 tarihinde santral görevlisi olarak işe başladığını, birkaç gün sonra resepsiyon görevlisi olarak görevlendirildiğini, bu görevde çalışmakta iken belirsiz süreli iş sözleşmesinin 04/11/2013 günü hamileliği nedeniyle feshedildiğini, müvekkilinin iş güvencesi kapsamı içinde olduğunu, iş hukukunun temel prensiplerinden olan iş akdinin feshinin son çare olması ilkesine uyulmadan iş akdinin sona erdirildiğini iddia ederek davacının işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin müvekkil şirketçe 4857 sayılı İş Kanunun madde 174,18 ve 19 kapsamında davacıdan kaynaklanan geçerli nedenle feshedildiğini, davacı tarafın müvekkil şirket nezdinde 29/01/2013 tarihinde resepsiyonist olarak göreve başladığını, davacı tarafın müvekkil şirkette resepsiyonist olarak görev yapmakta iken 02/11/2013 tarihinde müvekkil şirket eski çalışanlarından ... ile yapmış olduğu 18/06/2013 tarihli telefon konuşmasında ... in davacıdan ofis cep telefonunun sesini kısarak satış danışmanı ...'e vermesini ve bu durumdan kimseye bahsetmemesini istediğini, davacının gülerek tamam dediğinin anlaşıldığını,
bu tespit üzerine 04/11/2013 tarihinde davacıdan konu ile ilgili yazılı savunmasının talep edildiğini, davacı tarafın müvekkil şirkete sunduğu yazılı savunmada tespit edilen olay ile ilgili açıklayıcı bir beyanda bulunmadığını, bunun yerine müvekkil şirket insan kaynakları müdürü ile muhasebe müdürünün hamileliğine ilişkin dönemden bu yana davacıya işten çıkması hususunda baskı yaptığını beyan ettiğini, davacının iş akdinin müvekkil şirketçe hamileliği nedeniyle feshedildiği iddiasını ispat ile mükellef olduğunu,
davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü ve fakat dava konusu ile ilgisi bulunmayan diğer iddiaların da tamamen gerçek dışı olduğunu, davacının hüküm altına alınmasını talep ettiği iş güvencesi tazminatı, işe başlatmama halinde ödenen bir tazminat olup davacının 8 aylık ücret talebinin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Mahkemece, davacının iş akdinin sadakat , doğruluk ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle iş akdinin geçerli nedenle feshedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, feshe konu olayın 18/06/2013 tarihinde gerçekleştiğinin dosya içeriğine göre sabit olduğu, fesih sebebine göre geçerli fesih kanıtlamadığı gibi 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18/3 maddesi gereğince hamileliğin fesih nedeni yapılamayacağı, davacının hamilelik iddiasının davacı tanığı tarafından da doğrulandığı ve işverence yapılan feshin kötüniyetli olduğu anlaşılmakla yanlış değerlendirme ile davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/36177, K. 2015/7218, 18 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama