İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/4567 K.2014/5648

Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi,…

Esas2014/4567Karar2014/5648Tarih24 Şubat 2014Okuma7 dk · 1.400 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2014/4567 E., 2014/5648 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Şubat 2014
Dava
Davacı vekili, davacının ihbar tazminatı ile fazla mesai ve Toplu İş Sözleşmesi'nden kaynaklanan alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.400 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davalı ...’na ait işyerinde davalı ...

Belediyesi tarafından kurulan ve iştiraki olan diğer davalı şirket işçisi olarak 24 saat çalışma 48 saat dinlenme esası ile çalışan davacının sendikaya üye olduğunu, her iki davalının da aynı işkolunda faaliyet gösterdiğini, sendikanın davalı ... için Toplu İş Sözleşmesi bağıtlanması için yetki başvurusu üzerine Bölge Çalışma Müdürlüğü’nce 2822 sayılı kanunu 3. Maddesindeki “kamu kurum ve kuruluşlarına ait müessese ve işyerleri ayrı tüzelkişiliğe sahip olsalar dahi,

bu kurum ve kuruluşlar için tek bir işletme toplu iş sözleşmesi yapılır” kuralı gereğince ayrı bir Toplu İş Sözleşmesi imzalanmasına gerek olmadığına ve ... şirket işçisi olarak itfaiye işinde çalışan ve davalı B.

Şehir Belediye Başkanlığı’nın taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesinde yararlandırılması gerektiğinin tespit edildiğini, bu tespit üzerine davalılara başvuruda bulunduklarını, ancak davalıların Toplu İş Sözleşmesinden yararlandırmadığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, ihbar tazminatı ödenmediğini belirterek, ihbar tazminatı ile fazla mesai ve Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı ... vekili husumet ve zamanaşımı itirazı yanında, davalı ... şirketinin işletme düzeyinde imzalanan Toplu İş Sözleşmesinde kapsam içinde olan işyerlerinden olmadığını belirtirken, diğer davalı ... şirket vekili ise davacının ihale ile alınan iş kapsamında belirli süreli iş sözleşmesi ile istihdam edildiğini, iş ilişkisinin geçerli nedenlerin ortaya çıkmasından son bulduğunu, şirketin dava dilekçesinde iddia olunan ...'in tarafı olmadığından davacının ... hükümlerinden yararlanamayacağını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan hesap raporuna itibar edilerek, Belediye Kanunu md. 67 amacı işin verilmesi olup, davalı ... Belediyesi tarafından itfaiye işinin tamamen ... 'a verilmediği, itfaiye işinin Belediye tarafından ve yine belediyenin araç ve gereçleri ile yürütülürken, aynı zamanda davalı ... A.Ş.'den eleman temin edildiği, taraflar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığı ve işçilerin baştan itibaren ...

Büyükşehir Belediyesi'nin işçisi olduğu ve davacının sendikaya üye olduğu tarihten itibaren ...'den yararlanması gerektiği, ihalelerin aynı işveren tarafından alınması ile ardı ardına davalılar arasında ilişkilerinin kurulduğu, yapılan işin işin mahiyeti gereği Belediyenin süreklilik arz eden işlerinden olup taraflar arasındaki ilişkinin belirsiz süreli iş sözleşmesine dönüştüğü ve bu kapsamında sözleşmenin feshinden dolayı davacını ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının Belediye ile Belediye-İş sendikası arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesinden faydalanması gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz: Karar davalılar vekilleri tarafından ise cevap nedenleri ile temyiz edilmiştir. E) Gerekçe:

4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 maddesi uyarınca, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir.

Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” Keza aynı maddenin 7. fıkrasına göre, “Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz.

Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez.”

Asıl alt işveren ilişkisinde ilişkinin muvazaalı veya yasadaki unsurları taşıyıp taşımadığının belirlenmesinde,

Biri asıl diğer hukuksal ve ekonomik bağımsızlık ile ayrı bir iş organizasyonuna sahip iki ayrı işverenin bulunup bulunmadığı,

Alt işveren işçilerinin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılıp çalıştırılmadıkları,

Alt işverene verilen işin, işyerinde asıl işveren tarafından yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin asıl işin yardımcı işlerinden olup olmadığı, Alt işverene verilen işin işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir iş olup olmadığı;

Alt işverenin daha önce o işyerinde çalıştırılan bir kişi olup olmadığı;

Alt işverenin işe uygun yeterli ekipman ile tecrübeye sahip olup olmadığı;

İstihdam edeceği işçilerin niteliklerinin yapılacak işe uygun olup olmadığı;

Alt işverene verilen işte asıl işveren adına koordinasyon ve denetimle görevlendirilenlerden başka asıl işverenin işçisinin çalışıp çalışmadığı;

Yapılan alt işverenlik sözleşmesinin iş hukukunun öngördüğü kamusal yükümlülüklerden kaçınmayı amaçlayıp amaçlamadığı;

Yapılan alt işverenlik sözleşmesinin işçilerin iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi yahut mevzuattan kaynaklanan bireysel veya kolektif haklarını kısıtlamaya ya da ortadan kaldırmaya yönelik yapılıp yapılmadığının araştırılması ve irdelenmesi gerekir. Alt işveren işçilerinin bir kısmının, üstlenilen hizmet dışında asıl veya yardımcı başka işte çalıştırılmaları, asıl-alt işveren arasındaki sözleşmeyi muvazaalı hale getirmez. Sadece başka işte çalıştırılan işçi açısında asıl alt işveren ilişkisinin unsurlarının bulmadığı kabul edilmelidir.

Bir alt işveren, bir asıl işverenden sözleşme ile üstlendiği mal veya hizmet üretimi için belirli bir organizasyona, uzmanlığa ve hukuksal bağımsızlığa sahip değilse, kısaca üretim ya da hizmet sunumuna ilişkin ekonomik faaliyetin bağımsız yönetimini üstlenmemişse asıl işveren alt işveren ilişkisinden çok olayda, asıl işverene işçi temini söz konusu olacaktır.

Alt işveren işçilerinin bir kısmının, üstlenilen hizmet dışında asıl veya yardımcı başka işte çalıştırılmaları, asıl-alt işveren arasındaki sözleşmeyi muvazaalı hale getirmez. Sadece başka işte çalıştırılan işçi açısında asıl alt işveren ilişkisinin unsurlarının bulmadığı kabul edilmelidir.

1960 yılında Türkiye tarafından onaylanan 194 sayılı Bir Amme Tarafından Yapılan Mukavelelere Konulacak Çalışma Şartlarına Müteallik Sözleşmenin hükümlerine göre kamudan iş alan işverenler, çalıştırdıkları işçilere, sendika üyesi olup olmadıklarına bakmaksızın, işkolunda geçerli olan toplu iş sözleşmesindeki hakları uygulamak zorundadır.

Diğer taratan davacının sendikaya üye olduğu ve iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte 2822 sayılı TİSGLK.’un 3. maddesinin 1 ve 2. fıkralarına göre “Bir toplu iş sözleşmesi aynı işkolunda bir veya birden çok işyerini kapsayabilir. Bir gerçek ve tüzelkişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkolunda birden çok işyerine sahip bir işletmede ancak bir toplu iş sözleşmesi yapılabilir. Bu Kanun anlamında bu sözleşmeye işletme toplu iş sözleşmesi denir. Ancak, kamu kurum ve kuruluşlarına ait müessese ve işyerleri ayrı tüzelkişiliğe sahip olsalar dahi, bu kurum ve kuruluşlar için tek bir işletme toplu iş sözleşmesi yapılır”.

Dosya içeriğine göre davacının üyesi olduğu sendika ile davalı B.Şehir Belediye Başkanlığı arasında uzun süredir yenilen işletme düzeyinde Toplu İş Sözleşmeleri imzalandığı, davalı ...’ın sicil kayıtlarına göre aynı ... kapsamında davalı ... iştiraki olarak bulunurken, unvan ve faaliyet alanı değişikliği üzerine daha sonra imzalanan Toplu İş Sözleşmeleri kapsamından çıkarıldığı,

ancak adı geçen davalı şirketin iş kolunun “genel işler” olarak tespit edildiği ve buna ilişkin kararın kesinleştiği, davacının üyesi sendikanın sözleşme yapmak için başvurusu üzerine Bölge Çalışma Müdürlüğü tarafından 2822 sayılı kanunun 3. Maddesindeki düzenlemeye atıf yapılarak davalı şirketin işletme toplu iş sözleşmesine taraf Belediye’nin iştiraki olduğu ve aynı işletme içinde yer aldığı, bu nedenle ayrı bir sözleşme imzalanması gerekmediği, sendika üyesi davacının bu toplu iş sözleşmesinden yararlandırılması gerektiğinin tespit edildiği,

01.09.2008 tarihinde sendikaya üye olan davacının 08.09.2008 tarihinde imzalanan Toplu İş Sözleşmesinden faydalanmak üzere sendika vasıtası ile 24.04.2009 tarihinde başvurduğu, ancak kapsam dışında işyeri olması nedeni ile davalıların yararlandırmadığı, belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan davacının iş sözleşmesinin feshi üzerine bir miktar kıdem tazminatı ödendiği, ancak ihbar tazminatı ödenmediği anlaşılmaktadır.

Davalılar arasında imzalanan sözleşme incelediğinde de, sözleşmenin “İtfaiye Daire Başkanlığı Personel Hizmet Alımı” adı altında düzenlendiği, itfaiye araç ve gereçlerinin davalı ...’na ait olduğu, davalı şirketin faaliyet alanın içerisinde itfaiye hizmeti bulunmadığı, bu anlamda bir organizasyona sahip olmadığı, personelin işe alımlarının ve çıkışlarının şirket yetkilileri tarafından değil, Belediye yetkilileri tarafından yapıldığı ve sözleşmenin işçilik teminine yönelik olduğu, hizmet alımı olmadığı, dolayısı ile davalılar arasında asıl alt işveren ilişkisinin unsurlarının bulunmadığı, davacının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/7 maddesi kapsamında başlangıçtan itibaren Belediye işçisi sayılması gerektiği görülmektedir.

Somut belirtilen maddi ve hukuki olgulara göre davalılar arasındaki sözleşmenin işçilik teminine yönelik olması, başlangıçtan itibaren davalı Belediyenin işçisi sayılarak Toplu İş Sözleşmesinden yararlandırılması doğru olduğu gibi, 2822 Sayılı Yasanın 3. Maddesindeki düzenleme ile 94 sayılı İLO sözleşmesi hükümleri de dikkate alındığında isabetli olmuştur. Belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan ve iş sözleşmesi haksız feshedilen davacının 24 saat çalışma 48 saat dinlenme, 24 saat çalışmada sözleşme hükmüne göre 4 saat ara dinlenme yapılması esasına göre ihbar tazminatı ve fazla mesai ile Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının hüküm altına alınması yerinde olduğundan davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine ve kararın onanmasına karar verilmiştir.

F) Sonuç:

SONUÇ / HÜKÜM

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 24.02.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/4567, K. 2014/5648, 24 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/4567
Karar No
2014/5648
Tarih
24 Şubat 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/4567 K.2014/4767
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/4567 K.2014/6471
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2014/4568 K.2014/4990
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/4568 K.2014/5649
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/4571 K.2014/4504
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/4572 K.2014/4503

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.