KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2014/504 E., 2014/6442 K.·Mahkemesi : İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2014
- Tarihi
- 03/09/2013
- Numarası
- 2011/1153-2013/623
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
634 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı şirket bünyesinde kurulu işyerinde 31/07/1992 tarihinden itibaren çalışmakta olduğunu, işyerindeki işçilerin öncelikle kadrolarının değiştirildiğini, sonra da bu değiştirilmiş olan yeni kadrolarda istihdam edilecek işçi ihtiyacı olmadığından bahisle iş akitlerinin sonlandırıldığını, davacının sendika işyeri temsilcisi olduğunu, yürürlükte olan Toplu İş Sözleşmesinin 16. maddesinin C fıkrasında düzenlenen prosedüre uyulmadığını belirterek,
iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe iade kararının davalı tarafça yerine getirilmemesi halinde 12 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatına, karar kesinleşinceye kadar çalıştırılmadığı süre için 4 aylık ücretinin ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava emiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin objektif ve genel uygulanan işletmesel karar ile feshedildiğini, davacının iş akdi feshedildikten sonra da özelleştirme çerçevesinde işyeri kapatmaları ve iş akdi fesihlerinin devam ettiğini belirterek haksız davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece özelleştirme nedeniyle davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Somut olayda davacının iş sözleşmesi davalının özelleştirme nedeniyle yeniden yapılanma kapsamında küçülmeye gitmesi gerekçe gösterilerek feshedilmiştir.
Davacı kendisinin sendika işyeri temsilcisi olduğunu fesih tarihinde yürürlükte olan TİS m16’da belirlenen prosedüre uyulmadan iş sözleşmesinin feshedildiğini iddia etmiştir. Davacının fesih tarihinde sendika işyeri temsilcisi olduğu görülmektedir. “Sendika Yönetici ve Temsilcilerin Teminatı” başlıklı toplu iş sözleşmesinin 16. maddesinin C fıkrasında “Sendika yönetici ve temsilcilerinin iş akidlerinin feshini gerektiren bir halin meydana gelmesinde, işyeri müdürlüğünce durum derhal TTA Genel Müdürlüğüne bildirilir. Genel Müdürlük gerekli incelemeyi yaptıktan sonra, konuyu Çalışma Barışı Üst Komitesi’nde görüşmek üzere, sendika Genel Merkez'ine çağrıda bulunur.
Sendika Genel Merkezi, bu çağrıyı aldığı tarihten itibaren 3 işgünü içinde çağrıya uymak zorundadır. Sendikanın bu süre içerisinde çağrıya icabet etmemesi veya Çalışma Barışı Üst Komitesince bir sonuca varılamaması halinde, işveren gerekli yasal işlemi yapmakta serbesttir.
İş Kanunu'nun 26. maddesindeki 6 işgünlük süre, sendikaca çağrıya uyulmaması veya Çalışma Barışı Üst Komitesince sonuca varılamadığının tespiti veya kararın verildiği tarihten itibaren başlar.” hükmü bulunmaktadır. Söz konusu madde sendika işyeri temsilcilerine ve yöneticilerine yönelik bir teminat getirmektedir. Davacı fesih tarihinde sendika temsilcisidir. Nitekim bu durum sendika tarafından davalıya 28.09.2010 tarihli yazıyla bildirilmiştir.
Maddede sendika temsilcileri ve yöneticilerinin iş sözleşmelerinin feshi gerektiren bir durumun ortaya çıkması durumunda prosedüre uyulması gerektiğinin belirtildiği, açıkça yalnızca haklı nedenle feshe ilişkin bir sınırlamanın olmadığı, davalı tarafından fesihten önce TİS’te yer alan prosedüre uyulmadığı, bu nedenle feshin geçerli olmadığı, her ne kadar davacı tarafından feshin sendikal nedene dayandığı iddia edilmişse de bu hususun kanıtlanmadığı anlaşıldığından davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/504, K. 2014/6442, 27 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama