İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/6263 K.2014/8853

Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2014/6263Karar2014/8853Tarih18 Mart 2014Okuma6 dk · 1.262 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2014/6263 E., 2014/8853 K.·Mahkemesi : Gerze Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Mart 2014
Tarihi
27/09/2011
Numarası
2010/310-2011/89
Dava
Davacı, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.262 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı isteminin özeti:

Davacı vekili, Davacı vekili davacının davalı işverenlikte güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, davalıca 04/05/2010 tarihinde fikri sorulmadan yıllık izne çıkartıldığını, 19 gün yıllık izin kullandırıldığını, 27/05/2010 tarihinde davacının iş başı için fabrikaya gittiğinde kapıdaki görevliler tarafından fabrikaya alınmadığını, genel müdür ile görüşme talebinin reddedildiğini, bunun üzerine müvekkilinin davalı şirkete aynı gün Gerze Noterliği'nden ihtarname yolladığını,

davalı şirketin 31/05/2010 tarihli Sinop Noterliği'nin 05169 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacının iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunun 25/2 maddesi gereği ihbar ve kıdem tazminatsız fesih edildiğinin ihtar ettiğini, iş aktinin haksız olarak işverence feshedildiğini, davacının eşinin 06/08/2009 tarihinde İstanbul'da işe girdiğini, bunun üzerine davalı firmanın genel müdürü ile şifahi olarak yaptığı konuşmada davacının eşinin yanına gidebileceğini, bu durumda işyerinden ayrılırsa kendisine kıdem tazminatı ödenip ödenmeyeceği hususunu iyi niyetle bilgi öğrenmek amacıyla sorduğunu,

bunun üzerine davalı şirket yetkilisinin bunun mümkün olmadığını söylediğini ve konunun kapandığını, zira davacının eşinin 17/10/2010 tarihinde İstanbuldaki işinden ayrılarak davacının yanına döndüğünü, bu tarihten sonra davacının işten ayrılmak gibi bir düşüncesi kalmadığını, işinden kendisini attırmak gibi bir düşüncesi olmadığını, davacının 17/01/2007 tarihinde işe girerken davalı şirket müdürü ile özel güvenlik biriminin kurulması halinde işyerinde çalışmayı kabul ettiğini, şirket müdürü ile özel güvenlik briminin ne zaman kurulacağı konusunda defalarca görüştünü ama davacıyı sürekli oyaladıklarını,

davacının hiç bir sonuç alamaması üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusu yaptığını ve 5188 sayılı Kanun'un ihlal edildiğini bildirdiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarını istemiştir.

B)Davalı cevabının özeti:

Davalı vekili, davacıya hakkı olan yıllık iznin davalının uygun gödrüğü zamanda kullandırılmasında bir usulsüzlük bulunmadığını, davacının işten çıkartılma nedeninin davalı şirketin ticari itibarını zedeleyici, şeref ve haysiyetini kırıcı asılsız ihbar, isnat ve beyandalar bulunması olduğunu, davacının işten çıkarılma nedeninin Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı haksız şikayet olmadığını, davacının şirket genel müdürü N.

D.'a işten tazminatını alarak ayrılmak istediğini söylediğini, Namık'ın da davacıya, kendisini işten çıkarma Niyetinde olmadıklarını, istifa ederse de tazminat alamayacağını belirttiğini, davacının bu konuşmadan sonra şirkete cephe aldığını, kendi çektiği düzmece mizansen fotoğraflarla davalının çevreyi kirlettiği yönünde -bunun gerçek olamadığını davacı da bilmesine rağmen- şikayette bulunduğunu, davacının amacının taminat almak olduğunu, işverene ve işveren vekiline yönelik yokluklarında şeref ve haysiyetlerini kırıcı sözler sarfettiğini, 16/4/2010 tarihli tutanakta belirtildiği gibi,

Namık ile belirtilen görüşmeyi yaptıktan sonra personele verilen 19/4/2010 tarihli vardiya listesini kabul etmeyerek uymayacağını söyleyerek vardiya listesini yırtıp attığını, yüksek sesle "ben bunları Savcılık'a, Valilik'e şikayet ettim, Bakanlık'a kadar da şikayet edeceğim, onlar benimle uğraşıyor ben de onlarla uğraşacağım" dediğini, bu konudaki tutanağın 25/5/2010 tarihinde personel sorumlusu E..

Ö.. tarafından üst yazı ile işveren vekili Namık'a iletildiğini, davalının fesih ve 27/5/2010 tarihinde son bir görüşme kararı aldığını, 27/5/2010 tarihinde davacının kapıda arbede çıkardığını, "üçkağıtçılar, şerefsizler beni işten atamazsınız" diye kapı önünde bağırdığını, olayın büyümemesi için davacının içeri alındığını, yönetimin bilgilendirmesi üzerine iş aktinin feshine karar verildiğini, fesih nedeninin davacının Çevre Müdürlüğü'ne yaptığı gayrı resmi şikayet ve işveren hakkındaki aşağılayıcı beyanları olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.

C)Yerel Mahkeme kararının özeti:

Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Gerze Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2010/207 Esas sayılı dosyasının tetkikinde katılanın T.. Y.., sanıkların N. Ö., N.

D. olduğu, 5188 sayılı Kanun'a aykırılık nedeniyle sanıklar hakkında dava açıldığı ve yargılamasının devam ettiği, davalı iş yerinden celp edilen davacının iş yeri sicil dosyası incelendiğinde 16/04/2010 tarihinde davacının vardiya listesini yırtıp attığı ve bu esnada yüksek sesle iş yerini Savcılık'a şikayet ettiğini, Valilik'e, Bakanlık'a şikayet edeceğini söyleyerek, "siz beni daha atmayın ben bunun hesabını sorarım" şeklinde söylediğine ilişkin tutanak tutulduğu, bu tutanağın şirket yetkililerine 25/05/2010 tarihinde iletildiği, 27/05/2010 tarihinde E..

U..'nın imzası bulunan belgede davacının 27/05/2010 tarihinde işyerine geldiği kendisine iş akdi biteceğinden inceleme yapıldığı bu sebeple kendisini içeri alınamayacağı söylendiğinde davacının "çekil lan git, üç kağıtçılar, şerefsizler" diyerek yönetime sövdüğü, "beni işten atamazsınız" diye bağırdığı,

bu durumda haklı nedenle feshe konu olan olaylardan 16/04/2010 tarihinde gerçekleşen olayın 25/05/2010 tarihinde şirket yetkilileri tarafından öğrenildiği ve davalı vekilinin cevap dilekçesinde feshe konu olaylardan olduğunu belirttiği, '' Şirketin ticari itibarını zedeleyici, şeref ve haysiyetini kırıcı isnat ve beyanlar '' olduğu iddia edilen davacının iş yeri yönetimine '' Üç kağıtçılar, şerefsizler '' dediğine ilişkin olayında 27/05/2010 tarihinde şirket yetkilileri tarafından öğrenildiği ve 6 iş günü içerisinde fesih hakkının kullanıldığı ,

davacının davalı iş verenin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarf ettiği ve davranışlarda bulunduğu, davacının hareketinin 4857 sayılı Yasa'nın 25/II-b maddesinin ihlali niteliğinde olduğu, davalının feshinin haklı nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

D)Temyiz: Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. E)Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Somut olayda, davalı vekilinin dilekçelerinde, iş aktinin 5188 sayılı Kanun'a aykırılık iddiası ile davacının Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı ve sonucunda Sulh Ceza Mahkemesi'nde dava açılan haksız şikayet sebebi ile iş aktinin feshedilmediği, davacının Çevre Müdürlüğü'ne yaptığı gayrı resmi ve asılsız şikayet ve işveren hakkında aşağılayıcı beyanda bulunması iş aktinin feshedildiği, davacının 16/4/2010 tarihinde işveren vekili N.

D. ile konuştuktan sonra talepleri reddedilince vardiya listesini yırtıp attığı, vardiya listesini kabul etmeyerek bu listeye uymayacağını belirttiği, yüksek sesle "ben bunları Savcılık'a, Valilik'e şikayet ettim, Bakanlık'a kadar da şikayet edeceğim, onlar benle uğraşıyor, ben de onlarla uğraşacağım" dediği, buna dair tutanağın işveren vekili Namık'a 25/5/2010 tarihli üst yazı ile iletildiği, bu konuyu yani haksız şikayet olayını öğrenen yönetimin fesih kararı almakla birlikte son bir görüşme yapmak için 27/5/2010 tarihinde yeniden görüşme kararı verdiği belirtilmiştir.

Davalının fesih gerekçeleri içinde bildirdiği, davacının Çevre Müdürlüğü'ne yaptığı gayrı resmi asılsız şikayet'e ilişkin dosyada delil yoktur.

Dosya içeriğinden, şahit beyanlarından ve davalının ibraz ettiği işyeri belgelerinden, 16/4/2010 tarihli olay üzerine davalıca 25/5/2010 tarihinde davacının işten çıkarılması kararı alındığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, davalının davacıya gönderdiği cevabi ihtarnameden, davalının fesih kararının davacıya 27/5/2010 tarihinde sözlü olarak bildirildiği ve fesih bildiriminin 29/5/2010 tarihinde yapılacağının da davacıya E.. Ö.. tarafından bildirildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davacının 27/5/2010 tarihinde gerçekleştirdiği savunulan söz ve davranışlarının iş aktinin davalı tarafından feshedilmesi kararı alınarak bu kararın davacıya sözlü olarak bildirilmesinden sonraki bir tarihte meydana gelmesi nedeniyle feshe dayanak yapılamaz.

Davacının işyeri yetkililerine ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı ve Sulh Ceza Mahkemesi'nde dava olarak görülen şikayeti ise, Başsavcılıkça iddianame düzenlenerek dava açılmasına yeter suç şüphesi görüldüğünden, davacının hak arama özgürlüğü ve şikayet hakkı kapsamında kalmasının yanı sıra, bizatihi davalı savunmasında bu fesih nedeni olarak ele alınamaz.

Bu durumda 16/4/2010 tarihli tutanağa konu eylemlerin haklı feshe dayanak teşkil edip etmeyeceği açısından olayın irdelenmesi gerekmektedir.

Davalı şahitlerinden E.. Ö.., Mahkeme'de " iş yerinde kişileri işe almaya ve işten çıkarmaya yetkili kişi N. D.'dır ve iş yerinde her ayın genellikle 25'inde işçilerin performans değerlendirmesi için toplantı yapılır, 25/05/2010 tarihinde yapılan performans değerlendirmesinde N. D.'a bu tutanak sunulmuştur" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Buna göre, 16/4/2010 tarihli tutanağın 25/4/2010 tarih yerine 25/5/2010 tarihinde işleme alındığı açıklanamadığı gibi, 16/4/2010 tarihinde gerçekleştiği savunulan fesih sebebi hakkında, daha önce bir karar verilmeyerek aradan yaklaşık 40 gün geçtikten sonra 25/5/2010 tarihinde fesih yoluna gidildiği anlaşılmaktadır.

Davalı işverenlik her ne kadar bir anonim şirket ise de, yaklaşık 40 günlük süre, feshe ilişkin olayın fesih kararı almaya yetkili birime iletilerek bir karar bağlanması için gereken makul süreden fazladır. Sonuç olarak, 16/4/2010 tarihli işverenlik tutanağına bağlı olay açısından, olayın içeriğinin incelenmesine gerek olmaksızın, 6 iş günlük hak düşürücü sürenin geçirildiği anlaşılmaktadır.

Yukardaki açıklanan hususlar nazara alınarak kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı talebine ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi hatalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenler ile, temyiz edilen kararın BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18/03/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/6263, K. 2014/8853, 18 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/6263
Karar No
2014/8853
Tarih
18 Mart 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2014/6263 K.2014/8516
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/6263 K.2014/8116
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2014/6264 K.2014/5597
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/6264 K.2014/9592
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2014/6264 K.2014/5702
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/6264 K.2014/8854

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.