KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2014/6649 E., 2014/18692 K.·Mahkemesi : İstanbul 1. İş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2014
- Tarihi
- 20/11/2013
- Numarası
- 2012/91-2013/756
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
629 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, davanın reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, 22.05.2006 tarihinde davalı Bankada çağrı merkezi uzmanı olarak çalışmaya başladığını ve iş sözleşmesinin 07.02.2012 tarihinde fesh edildiğini, davalı şirketin fesih nedeni olarak çağrı merkezi biriminin iş hacminin azaltılmasını gösterdiğini ancak feshin geçerli bir nedene dayanmadığını iddia ederek davanın kabulü ile müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili; müvekkili bankanın, çağrı merkezi birimindeki iş yükünün yıllar itibariyle azalması ve buna bağlı olarak da istihdam fazlalığının oluşması nedeni ile almış olduğu işletmesel karar doğrultusunda davacının iş akdinin geçerli nedene dayalı olarak feshedildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, alınan işletmesel karar doğrultusunda davacının iş akdine son verildiği ve fesih sonrasında çağrı merkezine eleman alımı yapılmadığı, genel müdürlük ve şubelere personel alımı yapılmasına karşın alınan personel arasında davacının niteliklerine uygun herhangi bir personelin bulunmadığı gerekçesi ile fesih geçerli nedene dayandığı kabul edilmiş ve davanın reddine karar verilmiştir.
Ç)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
D)Gerekçe:
Davacı, iş akdinin geçerli bir nedene dayanmaksızın feshedildiğini ileri sürmüştür. Davalı ise davacının çalıştığı birimdeki iş hacminin genel olarak azalması ve buna bağlı olarak oluşan personel fazlalığı nedeni ile iş akdinin geçerli nedene dayalı olarak feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece, fesih sonrasında davacının çalıştığı birime herhangi bir personel alımı yapılmadığı, davalı Bankanın genel müdürlük ve şubelerine personel alımı yapılmasına karşın alınan personellerin davacı ile aynı nitelikleri taşımadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davalının aldığı işletmesel kararın objektif ve tutarlı olarak uygulandığı, davacının çalıştığı birime fesih sonrasında herhangi bir personel alınmadığı sabittir. Ancak, feshin son çare olması ilkesine uyulup uyulmadığı noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı mesleki tecrübesi ile başka birimlerde istihdam edilebileceğini iddia etmiş, davalı ise bankanın diğer birimlerinde davacıya uygun bir görev bulunmadığını savunmuştur.
Davalı işverence, genel müdürlük ve şubelere davacının iş akdinin feshinden sonra personel alımları gerçekleştirilmiş olup, mahkemece bu personellerin davacı ile aynı niteliklere sahip olmadıkları kabul edilmiştir.
Oysa ki, davacı tarafça dosyaya sunulan belgelerden davacı ile aynı birimde çalışmış ve aynı görevi ifa etmiş olan D. Ü.isimli çalışanın, aynı nedenle iş akdi feshedildikten sonra açmış olduğu işe iade davasında yerel mahkemece, ismi geçen çalışanın alım yapılan bölüm asistanı pozisyonunda istihdam edilebileceği gerekçesi ile işe iadesine karar verilmiş olup, yerel mahkemenin bu kararının, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 10.04.2013 tarih ve 2013/6996-E, 2013/6131-K sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmıştır. Davacı ile D. Ü. isimli çalışanın fesihten önce aynı birimde görev yaptıkları ve davacının mesleki tecrübesinin bahsi geçen çalışandan fazla olduğu, davalı işverence feshin son çare olması ilkesine uygun davranılmadığı gözetilmeksizin davanın kabulü yerine reddi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/6649, K. 2014/18692, 10 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama