KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2014/6681 E., 2014/19577 K.·Mahkemesi : İstanbul 2. İş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2014
- Tarihi
- 05/12/2013
- Numarası
- 2011/826-2013/431
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalı şirkete ait iş yerinde 02/06/2009-29/06/2011 tarihleri arasında çalıştığını, en son bölge müdür olarak görev yaptığını, iş akdinin hiçbir gerekçe gösterilmeksizin sözlü olarak feshedildiğini iddia ederek, işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili; davacının işveren vekili sufatına haiz olduğunu ve bu nedenle işe iade davası açma hakkı bulunmadığını, kaldı ki iş akdinin haklı nedenlerle feshedildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Ç)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
D)Gerekçe:
Davacı, iş akdinin haklı veya geçerli bir nedene dayanmaksızın feshedildiğini iddia etmiştir. Davalı ise çalışanların e-mail aracılığı ile davacı hakkındaki şikayetlerini insan kaynaklarına bildirmeleri üzerine, davacı ile iki defa toplantı yapıldığını bu toplantılarda davacının tehdit ve hakaretlerde bulunması üzerine davacının iş akdinin haklı nedenlerle sona erdirildiğini savunmuştur.
Mahkemece; tutanak, e-postalar, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak davalı işverenin iş akdini haklı nedenlerle feshettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İş akdinin haklı veya geçerli nedenle feshedildiğinin ispat yükümlülüğü işverene aittir.
Somut olayda; davalı işveren, davacının iş akdinin haklı nedenlerle feshedildiğini savunmuştur. Haklı fesih olgusunun ispatına ilişkin olarak davalı tarafça dosyaya tutanaklar, iş yeri çalışanları tarafından gönderilen şikayet yazıları ibraz edilmiş ve tanık dinletilmiştir.
İş yeri çalışanlarının, davacı hakkındaki çeşitli şikayetlerini dile getirdikleri dilekçe ve e-postalarınının tamamının, davacının iş akdinin feshedildiği ay içerisinde davalı şirkete gönderildiği anlaşılmaktadır. Davalı tanığı R.. A.. duruşmadaki beyanında, insan kaynakları müdürünün kendisinin de yer aldığı birkaç kişiyi topladığını, davacıyı işten çıkaracaklarını söyleyerek davacı hakkında şikayet mailleri atmalarını istediğini, kendisinin adına Serkan Aslanbay tarafından mail atıldığını, davacının herhangi bir olumsuz hareketine tanık olmadığı bildirmiştir.
Davalı tarafından bu şikayet yazılarına ilişkin olarak davacı ile yapılan toplantıda davacının hakaret ve tehditlerde bulunduğuna ilişkin tutanaklar düzenlenmiş ise de, bu tutanakların davalı işveren tarafından tek taraflı olarak her zaman tutulmasının mümkün olduğu, davalı tanığının beyanları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında davacının iş akdinin haklı veya geçerli bir nedenle sona erdirildiğinin davalı işverence ispatlanmadığı gözetilmeksizin, davanın kabulü yerine reddi hatalı olmuştur.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/6681, K. 2014/19577, 16 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama