KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2014/7513 E., 2014/10473 K.·Mahkemesi : İstanbul 18. İş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2014
- Tarihi
- 08/10/2013
- Numarası
- 2012/867-2013/202
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
742 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 22.09.2003 tarihinden itibaren davalının İstanbul Şubesinde teknik görevli eğitmen olarak çalışmakta iken 29.11.2012 tarihinde iş sözleşmesinin feshedildiğini, yapılan fesih işleminin geçersiz olduğunu, makine mühendisi olan davacının hizmetinin devam ettiği 9 yıl içinde farklı birimlerde farklı işlerde çalıştığını, son 4 yıl eğitmenlik yaptığını, fesih yazısında oda faaliyet alanının daralması sonucu şube gelirlerinde azalma olduğu şeklinde yapılan açıklama ile kast edilen hususun LPG istasyonları ile ilgili olduğunu,
müvekkilinin hizmeti boyunca yaptığı işlere bakıldığında daralmanın iddia edilen faaliyet alanı ile doğrudan bir ilgisinin olmadığı, şube gelirlerinde düşüş yaşanmasının geçerli bir fesih nedeni olmadığı gibi feshin en son çare olma ilkesinin de gözetilmediğini beyan ederek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile feshin geçersizliğine, müvekkilinin işe iadesine, işe iadenin feri niteliğindeki alacakların tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihe kadar müvekkil odanın İstanbul Şubesinde şube teknik görevlisi olarak çalıştığını, davacının iş akdinin 4857 sayılı İş Kanununun 18. maddesinde belirtilen işletmenin, işyerinin veya işin gerekleri nedeni ile kıdem tazminatı ve diğer yasal alacakları da ödenmek sureti ile feshedildiğini, kamu kurumu niteliğinde olan müvekkil odanın anayasal ve yasal niteliği gereği genel bütçeden pay almayan,
bütçesini kendi gelirlerinden oluşturan şubeleri ile tek bütçesi olan ve bu bütçenin tamamını da denk bütçe esasına göre kuruluş amacına uygun kamusal faaliyetlerde bulunan bir kuruluş olduğunu, müvekkil oda bütçesinde en önemli gelir kalemlerinde ciddi ölçüde gelir azalmasına neden olan böylesi bir durum sonucunda ülke genelinde yaygın bir kurumsal yapı olan müvekkil odanın ekonomik durumu ile mevcut kurumsal yapısındaki denkliğin bozulduğunu, ekonomik anlamda zor durumda olan müvekkil odanın fesih yoluna başvurduğunu beyan ederek, işe iade istemi ile açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece bilirkişi raporuna dayanılarak feshin geçerliliğinin ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Davalı işverence feshin geçerli olduğu ispatlanmadığından mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olmakla birlikte,
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, an çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz.
Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu kanun yürürlüğe girdikten sonra sendikal nedenle yapılan fesihlerde tazminat; işçinin başvurusu, işe başlatma ve başlatılmama şartına bağlı olmaksızın işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenecektir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. (12.12.2013 gün ve 2013/8422 Esas, 2013/33052 Karar sayılı ilamımız).
Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
Somut olayda, davacı 22.09.2003-30.11.2012 tarihleri arasında çalışmıştır. Kıdem süresi ve fesih sebebine göre işe başlatmama tazminatının 6 ay yerine 5 ay olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun olacaktır. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/7513, K. 2014/10473, 27 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama