KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2014/8014 E., 2015/10533 K.·Mahkemesi : İş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2015
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, ücret, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davalıya ait işyerinde 2008 yılının Kasım ayından 07.04.2011 tarihine kadar asgari ücretle kesintisiz olarak çalıştığını, çalışmalarının SGK’ya bildirilmediğini, asgari ücretin altında ücret ödendiğini, fazla çalışma ve tatil alacaklarının ödenmediğini, müvekkilinin haklı nedenle iş akdini feshettiğini iddia ederek, kıdem tazminatı ile yıllık izin, ücret, fazla çalışma, asgari geçim indirimi ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının çalıştığı işyerinin .... olduğunu, davalı ...’in davada taraf sıfatının bulunmadığını, husumet itirazlarının bulunduğunu, şirket merkezinin .... olduğunu, bu nedenle yetki itirazlarının bulunduğunu, davacının 19.03.2011 tarihinde işe başladığını, 07.04.2011 tarihinde kendi isteği ile işten ayrıldığını, hak etmiş olduğu ücretlerinin ödendiğini beyan ederek, davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı .... ve .... vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık karar başlığında davalı olarak gösterilen ...'e husumet düşüp düşmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Davacı dilekçesinde davalı tarafı “... - ... - ..." olarak göstermiş, bilahare yargılama sırasında davacının çalıştığı şirketin .... olduğunun anlaşılması ile davacı davasını bu şirkete yöneltmiştir. Davacı .... nezdinde çalışmasına ve husumetin şirkete yöneltilmesine rağmen mahkemece "... - ... - ...." aleyhine hüküm kurulmuştur.
6100 sayılı yasanın 297. maddesi 1-b bendi gereğince kararda tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin açıkça gösterilmesi gerekir. Dsoya içeriğine göre her ne kadar karar başlığında davalı olarak gösterilen ve yargılama sırasında gerçek davalı olmadığı anlaşılan ... aleyhine hüküm kurulmuş ise de, adı geçen, şirket yetkilisi olup taraf sıfatı bulunmamaktadır. Bu nedenle yukarıda anılan usul kuralına açıkça aykırı olan kararın bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/8014, K. 2015/10533, 16 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama