KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2014/9667 E., 2014/26316 K.·Mahkemesi : Bakırköy 15. İş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2014
- Tarihi
- 21/01/2014
- Numarası
- 2013/478-2014/18
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 03.06.1996 tarihinden itibaren çalıştığını, 26.07.2013 tarihli bildirimli fesih konulu yazı ile müvekkilinin işine son verildiğini, gerekçe olarak da "müvekkilin çalışmalarından verim alınamadığı ve hizmetinden istifade edilemediği" gerekçe gösterildiğini, bu konuda sadece soyut ifade ile verimsizliğin öne sürüldüğünü, bunu ispatlayacak herhangi bir somut olgu ileri sürülmediğini belirterek, davacının işe iadesini, işe iade kararına uyulmaması halinde fesihten itibaren boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık brüt ücretin tahsili ile diğer sosyal hakların verilmesini, işe iade kararına uyulmaması halinde iade kararına aykırılıktan 8 aylık brüt ücret tutarında işe başlatmama tazminatını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının işyeri gerekliliklerine göre hizmetinden yeterince faydalanılmadığından, müvekkil ortaklıkça savunmasının istendiğini, yüksek standartlarda operasyon ihtiyacı bulunan, uluslararası rekabet gereklerine göre çalışması gereken müvekkil ortaklıkta davacının yapmakla yükümlü olduğu görevini beklenen nitelikte, kalitede ve zamanda yapmaması sebebiyle davacının verdiği savunmasının yeterli bulunmadığını ve objektif ve genel bir uygulama çerçevesinde işletme ve işyeri gerekliliklerine göre bildirimli olarak feshedildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, an çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz.
Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu kanun yürürlüğe girdikten sonra sendikal nedenle yapılan fesihlerde tazminat; işçinin başvurusu, işe başlatma ve başlatılmama şartına bağlı olmaksızın işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenecektir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. (12.12.2013 gün ve 2013/8422 Esas, 2013/33052 Karar sayılı ilamımız).
Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta davacı işçinin davalıya ait işyerinde 03.06.1996-26.07.2013 tarihleri arasında çalıştığı görülmektedir. İşverence gerçekleştirilen feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetlidir. Ancak davacı işçinin kıdemine ve fesih nedenine göre mahkemece işe başlatmama tazminatının davacının 4 aylık ücreti tutarında belirlenmesi doğru bulunmamıştır. Bu tazminatın davacının 6 aylık ücreti oranında belirlenmesinin dosya içeriğine uygun düşecektir. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/9667, K. 2014/26316, 11 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama