KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2015/1008 E., 2016/10515 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2016
- Mahkemesi
- İŞ MAHKEMESİ
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, fazla çalışma ücreti alacaklarının ödenmemesi ve diğer bölümlerde uygulanan zammın kendisine uygulanmaması nedeniyle haklı olarak iş akdini feshettiği iddiasıyla kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, resmi bayramlarda işyerinde çalışma yapılmadığını, fazla çalışma ücreti alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak fazla çalışma ücreti alacaklarının ödenmemesi nedeniyle davacının iş akdini haklı olarak feshettiği gerekçesiyle, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti taleplerinin kabulüne, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile ücret alacaklarının kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı avukatı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının yıllık ücretli izin alacağı talebi hüküm altına alınmış ise de; dosya arasında fotokopisi bulunan imzalı yıllık ücretli izin defterinden yıllık izinlerini kullandığı izlenimi edinilmektedir. Bu belge davacıya gösterilerek, imza ve içeriği hakkında beyanı alınıp, gerekirse aslı işverenden celp olunarak imzaların davacıya aidiyetinin tespiti halinde kullanılan izinlerin mahsubu gerekeceğinin düşünülmemesi hatalıdır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/1008, K. 2016/10515, 27 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama