KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2015/14156 E., 2015/22230 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2015
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
743 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili müvekkilinin davalıya ait işyerinde 02/01/1993 tarihinden 07/11/2014 tarihine kadar çalıştığını, o gün sözlü olarak iş sözleşmesinin feshedildiğinin söylendiğini yaşadığı ruhsal çöküntü nedeniyle doktora gidip 10 gün rapor verildiğini, rapor dönüşü 20.11.2014 günü işyerine geldiğinde iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız ve ihbarsız olarak feshedildiğini beyan ederek müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin işletmenin işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan geçerli nedenle tüm yasal hakları ödenerek feshedildiğini, davacının yapılan her uygulamayı kendisine karşı kurulmuş bir komplo gibi algılanmasının ya da kasıtlı olarak bu şekilde yansıtılmasının mahkemeyi etkilemeye yönelik bir yaklaşım olduğunu, rasyonalizasyon tedbirleri, farklı çalışma ve üretim yöntemlerinin uygulamaya konulması, yeni bir pazarlama sistemine geçilmesi, bazı bölümlerin kapatılması, üretim kapasitesinin düşürülmesi, işin bir kısmında dışarıdan hizmet alınması,
işçi sayısının süresiz azaltılmasının, organizasyon yapısının değiştirilmesi gibi kararların işletmesel kararlar olup somut olayda müvekkili şirketin bu yönetim hakkına dayanarak yaptığı bu fesih işleminin yasaya uygun olup davacının haksız işe iade talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece davalı tarafından davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiği iddia edilmişse de, fesih bildiriminde davacıya kıdem ve ihbar tazminatlarının yanında 8 aylık brüt ücreti tutarında tazminat önerildiği, ancak davacının bu teklifi kabul etmediğinin belirtildiği, yapılan bu teklifin işverence geçerli bir nedenle feshedilmediğinin kabulü mahiyetinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, an çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz.
Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu kanun yürürlüğe girdikten sonra sendikal nedenle yapılan fesihlerde tazminat; işçinin başvurusu, işe başlatma ve başlatılmama şartına bağlı olmaksızın işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenecektir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. (12.12.2013 gün ve 2013/8422 Esas, 2013/33052 Karar sayılı ilamımız).
Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu m.22 uyarınca çalışma koşullarında esaslı değişiklik oluşturacak teklifler yazılı yapılmalıdır.
Somut olayda davacının çalıştığı departmanda iş azalması nedeniyle davacıya ihtiyaç kalmadığı gerekçesiyle yapılan fesihten önce davacıya başka bir birimde çalışmasının önerildiği iddia edilmekteyse de, dosya içerisinde davacı tarafından sunulan 20.11.2014 tarihli elektronik posta içeriği de dikkate alındığında, 4857 sayılı İş Kanunu m.22’ye aykırı olacak şekilde teklifin yazılı yapılmadığı gibi davalı tanığının yeni pozisyonda davacının ücretinin düşük olacağı yönünde beyanı da dikkate alındığında davalının feshin son çare olması ilkesine uygun davrandığını kanıtlayamadığı,
davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine karar verilmesi yerindedir. Ancak davacı 01.01.1993-20.11.2014 tarihleri arasında çalışmıştır. Kıdem süresi ve fesih sebebine göre işe başlatmama tazminatının 8 ay yerine 6 ay olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun olacaktır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/14156, K. 2015/22230, 18 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama