KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2015/14582 E., 2015/20915 K.·Mahkemesi : ................. İş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2015
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 03.07.2014 gün ve 2012/ 21510 Esas, 2014/ 23319 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının emeklilik sebebiyle ayrıldığı, fazla çalışma ücreti bakımından da indirim gerekmediği gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir.
Direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla Tetkik Hakimi tarafından dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Dairemizin “Yerel mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının iş akdinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdiği kabul edilmiş ise de; mahkemenin bu kabulü dosya kapsamına uymamaktadır. Davacı, dava dilekçesinde iş akdinin davalı işverence haksız olarak feshedildiğini iddia etmiş, davalı işveren ise davacının işi kendisinin bıraktığını savunmuştur.
Davacının tanık olarak gösterdiği ....., davalı işyerinde çalışan olmayıp buzdolabı tamiri ile uğraştığını, zaman zaman davalı işyerine gidip geldiğini beyan etmiştir. Diğer tanık ise davacının oğludur. Bu itibarla, davacı tanıklarının anlatımlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekir. Davalı tanıkları ise işyeri çalışanı olup anlatımlarında, davacının başka bir işte çalışmak üzere kendisinin işten ayrıldığını dile getirmişlerdir.
Davalı işveren, davacı işçinin işi kendisinin bıraktığı yolundaki savunmasını tanık anlatımları ile ispat ettiğinden, davacının kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek kabulü isabetsizdir. Hükmedilen fazla mesai alacağından makul oranda takdiri indirim yapılmaması da hatalıdır.
Hükmedilen miktarların net mi brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir” gerekçesi ile verilen karara karşı yerel mahkemece “Dosyaya mübrez işten ayrılış bildirgesinde Davacının emeklilik nedeniyle iş akdinin feshine yer verilmiştir.
Davacının hizmet akdinin Mahkememizin kabulünde olduğu üzere 31.05.2007 tarihinde sona erdiği, dosyadaki bilgi ve belgelerden Davacının hizmet akdinin sona ermesi üzerine, dosyaya mübrez olmasa da yaşlılık aylığı tahsis koşulları gereği, tahsis talep dilekçesi ile yaşlılık aylığı almak için SGK'ye başvurduğu, kendisine 01.07.2007 tarihi itibariyle de yaşlılık aylığı bağlandığı” ve “fazla çalışmaya ilişkin hesaplamaya esas alınan döneminin 2 yıl 2 aylık bir dönemi kapsadığı,
hesaplanan fazla çalışma saatinin ve netice ücretin makul bir oranda olduğu kanaatiyle takdiri indirim yapılmaksızın talebinin kabulü gerektiği” gerekçesi ile direnilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/14582, K. 2015/20915, 8 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama