İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/16224 K.2017/19143

Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2015/16224Karar2017/19143Tarih27 Kasım 2017Okuma6 dk · 1.265 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2015/16224 E., 2017/19143 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Kasım 2017
Dava
Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.265 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davacının 27.09.2004-17.09.2009 tarihleri arasında davalı işyerinde uluslararası tır şoförü olarak çalıştığını, müvekkilinin ,,, başta olmak üzere Avrupa ülkelerine çalıştığını,,,,'ye sefer başına 650 Euro, diğer Avrupa ülkelerine gittiğinde ise sefer başına 550 Euro aldığını, bunlara ek olarak her ayda 560 TL aldığını, aylık ücretin ayda yaptığı sefer başı ücret + 560 TL olduğunu, müvekkilinin yurtdışında bulunmadığı zamanlarda işyerinde haftanın 6 günü 09.00-18.30 saatleri arasında çalıştığını, ayrıca yük boşaltma ve yük alma işlemleri sırasında da gece 24.00 e kadar çalıştığını, genel tatil günlerinde de çalıştığını,

genel tatil ve fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, SGK primlerinin asgari ücret üzerinden yatırıldığını, müvekkilinin,,,,'da çalıştığı sırada Gümrük Komisyoncusu ,,, isimli davalı işyeri çalışanının yasa dışı iş önerisi ile karşı karşıya kaldığını, bu öneriyi kabul etmediğini, konuyla ilgili işyerinde soruşturma yapıldığını, yapılan toplantıda müvekkiline ve ,,, isimli çalışana olayın büyütülmemesinin söylendiğini, toplantı çıkışında,,,’in davacıya küfür ederek saldırdığını, davacının sözle cevap verdiğini,

bu olaydan 15 gün sonra da davacının iş akdine işverenlikçe işyerinde çalışma düzenini bozduğu gerekçesi ile haksız şekilde son verildiğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve ücret alacaklarını istemiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının alacaklarının 5 yıllık zamanaşımına uğradığını, işyerinde davacı ile dava dışı ,,, hakkında yurtdışına kaçak yolcu taşıtmaya çalıştıklarına dair dedikodular yayıldığını ve bu hususta soruşturma açıldığını, alınan ifadelerde ,,,’in borçlarını kapatmak için 6.000 Euro karşılığında kaçak yolcu ile anlaştığını, bu paranın 1.000 Euro’sunu peşin aldığını, geri kalan 5.000 Euro'dan 4.000 Euro'sunu taşımâ karşılığında davacıya teklif ettiğini, davacının kabul etmemesi halinde bu işi yapacak şoför bulmasını davacıdan talep ettiğini, olayla ilgili olarak ,,, ve davacının ifadelerine başvurulduğunu,

bu tespitler sonucu 22.08.2009 tarihinde olayın Merkezi Disiplin Kuruluna sevk edildiğini, bunun üzerine tarafların insan kaynaklarına davet edildiklerini, yüz yüze görüştürülmeye çalışıldıklarını ancak tarafların birbirlerine hakarete varan ifadelerine istinaden görüşmenin sonlandırıldığını, daha sonra davacı ve,,,'in insan kaynaklarından çıkarken karşılaştıklarını ve karşılıklı küfür ederek yumruklaştıklarını, bu olaylar üzerine davacının ve ,,,’in iş akitlerinin disiplin kurulu tarafından İş K. 25-II/d bendi uyarınca feshedilmesine karar verildiğini,

davacının tebliğden imtina etmesi nedeniyle alınan kararın noter aracılığıyla davacıya tebliğ edildiğini, işyerinde prim sisteminin bulunmadığını, çalışanların maaş sistemi ile çalıştıklarını, davacının da asgari ücretle çalıştığını, davacıya gidilen ülkelere göre değişen miktarlarda harcırahın yol masrafları için verildiğini, bu ödemelerin süreklilik arz etmediklerini, imzalı yıllık izin kayıtlarının mevcut olduğunu, yurt içinde işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, yurtdışında da fazla çalışma yapmanın mümkün olmadığını, genel tatil günlerinde çalışılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı yasal süresi içinde taraf vekilleri temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Uyuşmazlık; davacı işçinin iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilip feshedilmediği, şayet haklı nedene dayanmakta ise 6 iş günlük hak düşürücü süre içinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği noktalarında toplanmaktadır.

İşçi veya işveren bakımından haklı fesih nedenlerinin ortaya çıkması halinde, iş sözleşmesinin diğer tarafının sözleşmeyi haklı nedenle fesih yetkisinin kullanılma süresi sınırsız değildir. Bu bakımdan 4857 İş Kanununun 26 ncı maddesinde, fesih nedeninin öğrenildiği tarih ile olayın gerçekleştiği tarih başlangıç esas alınmak üzere iki ayrı süre öngörülmüştür. Bu süreler içinde fesih yoluna gitmeyen işçi ya da işverenin feshi, haklı bir feshin sonuçlarını doğurmaz. Bu süre, feshe neden olan olayın diğer tarafça öğretilmesinden itibaren altı işgünü ve herhalde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıl olarak belirlenmiştir.

4857 sayılı İş Kanununda, işçinin maddî çıkar sağlamış olması halinde bir yıllık sürenin işlemeyeceği öngörülmüştür. O halde, haklı feshe neden olan olayda işçinin maddî bir menfaati olmuşsa, altı işgününe riayet etmek koşuluyla olayın üzerinden ne kadar süre geçerse geçsin işverenin haklı fesih imkânı vardır.

Altı iş günlük süre işçi ya da işverenin haklı feshe neden olan olayı öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar. Olayı öğrenme günü hesaba katılmaksızın, takip eden iş günleri sayılarak altıncı günün bitiminde haklı fesih yetkisi sona erer.

İşverenin tüzel kişi olması durumunda altı işgünlük süre feshe yetkili merciin öğrendiği günden başlar. Bu konuda müfettiş soruşturması yapılması, olayın disiplin kurulunca görüşülmesi süreyi başlatmaz. Olayın feshe yetkili kişi ya da kurula intikal ettirildiği gün altı iş günlük sürenin başlangıcını oluşturur. Bir yıllık süre ise her durumda olayın gerçekleştiği günden başlar.

Haklı fesih nedeninin devamlı olması durumunda hak düşürücü süre işlemez (Yargıtay 9.HD. 15.2.2010 gün, 2008/16869 E, 2010/3345 K). Örneğin, ücreti ödenmeyen işçi ödeme yapılmadığı sürece her zaman haklı nedenle iş sözleşmesini feshedebilir. Bu örnekte işçi açısından haklı fesih nedeni her an devam etmektedir. Ancak işçinin daimî olarak bir başka göreve atanması veya iş şartlarının esaslı şekilde ağırlaştırılması halinde, bu değişikliğin sonuçları sürekli gibi görünse de işlem anlıktır. Buna göre sözleşmesini feshetmeyi düşünen işçinin bunu altı işgünü içinde işverene bildirmesi gerekir. Yine işyerinde işi yavaşlatma ve üretimi düşürme eyleminin süreklilik göstermesi durumunda, altı iş günlük süre eylemin bittiği tarihten başlar.

İşçinin ücretinin ödenmemesi temadi eden bir durum olmakla birlikte fesih hakkı ödemenin yapıldığı ana kadar kullanılabilir. Aksi halde Yasanın 24/III-e maddesinde öngörülen neden ortadan kalkmış olur. Fesih iradesinin altı iş günü içinde açıklanması yeterli olup, bu süre içinde tebligatın muhatabına ulaşmış olması şart değildir

4857 sayılı Yasanın 26 ncı maddesinde öngörülen altı işgünlük ve bir yıllık süreler ayrı ayrı hak düşürücü niteliktedir. Bir başka anlatımla fesih hakkının öğrenmeden itibaren altı iş günü ve olayın gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılması şarttır. Sürelerden birinin dahi geçmiş olması haklı fesih imkânını ortadan kaldırır. Hak düşürücü sürenin niteliğinden dolayı taraflar ileri sürmese dahi, hâkim resen dikkate almak zorundadır.

Bu maddede belirtilen süreler geçtikten sonra bildirimsiz fesih hakkını kullanan taraf, haksız olarak sözleşmeyi bozmuş sayılacağından ihbar tazminatı ile şartları oluşmuşsa kıdem tazminatından sorumlu olur.

Yukarıda değinilen altı iş günlük ve bir yıllık hak düşürücü süreler, işçi açısından 24/II madde, işveren açısından ise 25/II maddede belirtilen sebeplere dayanan fesihler yönünden aranmalıdır. Bu itibarla, geçerli nedene dayanan fesih durumlarında, 26 ncı maddede öngörülen hak düşürücü süreler işlemez. Dairemizin istikrar kazanmış uygulaması bu yönde olup, geçerli nedene dayanılarak yapılan fesihlerde belirtilen hak düşürücü sürelerin yerine “makul süre” içinde sözleşmenin feshedilebileceğini kabul etmektedir (Yargıtay 9. HD. 2.2.2009 gün 2008/9790 E. 2009/1003 K.).

Dosya içeriğine göre; davacının iş sözleşmesi davacı gibi işyeri çalışanı olan ,,, ile işyerinde karşılıklı olarak küfürleşmesi ve kavga etmesi eylemlerine dayalı olarak 16.09.2009 tarihli yazılı fesih bildirimiyle feshedilmiştir.

Dosyadaki bilgi, belge, tanık beyanları ve özellikle olay günü alınan görgü tanıklarının beyanlarından, karşılıklı küfürleşme ve kavga eylemlerinin sabit olduğu anlaşılmıştır.

Somut uyuşmazlıkta, davacının davalı işverence feshe dayanak yapılan eyleminin 26.08.2009 tarihinde meydana geldiği, aynı gün görgü tanıklarının beyanlarının alındığı, disiplin kurulunun 05.09.2009 tarihinde toplandığı, 14.09.2009 tarihinde ise davacının iş akdinin İş Kanunu'nun 25/2 maddesi gereğince feshine karar verildiği anlaşılmakla, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 26. maddesindeki 6 iş günü olan hak düşürücü sürenin geçmediği, bu nedenle haklı feshin süresinde yapıldığının kabulü ile davacının işyerinde ,,, isimli işçi ile küfürleşmesi ve kavga etmesi neticesinde iş akdinin haklı olarak feshedildiği anlaşılmakla, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

3-Kabule göre de, kıdem tazminatı iş akdinin feshi halinde muaccel olur, bu nedenle kıdem tazminatının tamamına talep edilmek koşuluyla fesih tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken kıdem tazminatı faizinin dava ve ıslah ayrımı yapılarak yürütülmesi hatalıdır.

F) Sonuç:

SONUÇ / HÜKÜM

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 27/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/16224, K. 2017/19143, 27 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/16224
Karar No
2017/19143
Tarih
27 Kasım 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2015/16232 K.2017/9850
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/16233 K.2017/19141
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/16236 K.2017/19371
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/16244 K.2017/19255
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/16290 K.2017/19311
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/16292 K.2017/19441

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.