KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2015/18313 E., 2018/5122 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2018
- Mahkemesi
- İŞ MAHKEMESİ
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Dava
Taraflar arasındaki, işe başlatmama tazminatı, kıdem tazminatı farkı, ihbar tazminatı farkı ile boşta geçen süre ücreti, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi davalı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13/03/2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü davalı adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına Avukat ... geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı alacakları yönünden davalıyı dava açmadan önce temerrüde düşürmüştür. Bu nedenle, bu alacak kalemleri yönünden hüküm sonucu hukuka uygun bir biçimde oluşturulmuştur.
Ancak, dava belirsiz alacağın bir türü olan kısmi eda külli tespit davası olup, bu dava türünde faiz başlangıcına ilişkin Dairemiz uygulaması aynen kısmi davada olduğu gibi dava dilekçesi ile istenen miktar bakımından dava, ıslah ile artırılan miktar bakımından ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi şeklindedir.
Açıklanan nedenlerle, ihbar tazminatı ile yıllık izin ve genel tatil ücreti alacaklarında yukarıdaki bente belirtilenin aksine alacak miktarlarının tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hatalı olup bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davacı vekilinin 22.05.2014 tarihli dilekçesi (taleplerin miktar olarak ayrıştırılmasına ilişkin) de dikkate alınarak, hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3/2. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/18313, K. 2018/5122, 13 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama