KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2015/1878 E., 2015/9630 K.·Mahkemesi : İş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2015
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
618 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı iş akdinin haklı veya geçerli bir nedene dayanmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğne ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ise, davacının iş akdinin geçerli nedene dayalı olarak feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin karşılıklı anlaşma yapılarak sona erdiği, davacıya kıdem ve ihbar tazminatlarının yanı sıra 4 brüt maaş tutarında ek ödemesinin yapıldığı, daacının ikale sözleşmesini irade feshadı altında imzaldığına dair somut bir delil ortaya koymadığı gerekçesi ile davanın reddine hükmedilmiştir.
Karar süresinde, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; fesih bildiriminin davacıya tebliğ edildikten sonra davacı ile görüşme yapılarak iş sözleşmesinin sona ermesine ilişkin protokol imzalanması yönünde teklifte bulunulduğu belirtilmiş, ayrıca 28.05.2014 tarihli 1. celsede fesih sebebinin işletmesel karar olduğunu, protokolü ikale sözleşmesi olarak nitelendirmediklerini, geçerli feshin söz konusu olduğunu bildirmiş ve bu beyanı imza altına alınmıştır.
Davalı vekilinin gerek yazılı gerekse sözlü bu beyanları karşısında yerel mahkemece, davacının iş akdinin karşılıklı anlaşma yolu ile (ikale sözleşmesi ile) sona erdiğinin kabulü hatalıdır.
Davalının savunması doğrultusunda, davacıya 17.12.2013 tarihinde tebliğ edilen fesih bildirmindeki fesih sebebinin geçerli olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir.
Fesih bildiriminde dava dışı ... davalı şirket ile birlikte ... şirketinin çoğunluk hisselerini satın aldığı ve fiilen birlikte çalışmaları sebebi ile aynı pozisyonda gerekenden fazla çalışanın ortaya çıktığı, oluşan istihdam fazlalığının giderilmesine ilişkin işletmesel karar alındığı ve iş akdinin geçerli nedene dayalı olarak sona erdirildiği belirtilmiştir.
Davalı tarafça sunulan bila tarihli tutanakta; fesihten önce iç kontrol ve risk yönetimi bölümünde yönetmen olarak çalışan davacıya, 27.11.2013 ve 17.12.2013 tarihlerinde iç denetim departmanında yönetmenlik pozisyonunun teklif edildiği ancak davacının kabul etmediği belirtilmiş ise de davacıya görev teklifinde bulunulduğuna dair yazılı bir belge bulunmamaktadır. Kaldı ki davacıya, fesih öncesi görev yaptığı departman ve pozisyondaki işinin teklif edilmesi işletmesel karar ile çelişki arz etmektedir.
Ayrıca yargılama aşamasında bilirkişi heyetinden alınan raporda da ...'nda görevlendirilecek 2 adet yönetici pozisyonunun açıldığı, davacının ilgili pozisyonlarla eşleştirilmesi yapıldığında, detay odaklı, dikkatli iş yapış şekli ile pozisyonun gerekliliklerine uymasına rağmen özellikle liderlik ve kişilerarası iletişim, iç müşteri odaklılık gibi alanlarda gelişim alanına sahip olduğunun belirlendiği ifade edilerek, bu sebeplerle davacının istihdamının sağlanamadığı ve fesih sonrasında ilgili departmanlara yeni kişilerin istihdamının yapıldığının belirtilmesi, işverenin aldığı işletmesel kararda tutarlı davranmadığını göstermektedir tespitinde bulunulmuştur.
Tüm bu hususlar dikkate alındığında, davacının iş akdinin alınan işletmesel karar doğrultusunda geçerli nedene dayalı olarak feshedildiği savunulmuş ise de, işverenin işletmesel kararı objektif ve tutarlı olarak uygulamadığı, alınan işletmesel karar ile çelişen tasarruflarda bulunduğu dikkate alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ve gerekçe ile davanın reddi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/1878, K. 2015/9630, 9 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama