KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2015/18903 E., 2015/25337 K.·Mahkemesi : İş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2015
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti, ücret, sefer primi, asgari geçim indirimi, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, ihtar gideri alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı işyerinde 01/06/2007-01/03/2012 tarihleri arasında tır şoförü olarak çalıştığını, fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, ücret ve sefer priminin de eksik ödendiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, sefer primi, asgari geçim indirimi, yıllık izin ücreti, ihtar gideri, genel tatil, hafta tatili, fazla mesai ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevabında, davacının iddia edilen tarihler arasında ... 'de çalıştığını, ... ve davalı olarak gösterilen ... 'nin birbirinden bağımsız iki ayrı tüzel kişilik olduğunu, bu nedenle husumet itirazlarının bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davalı ... ile dava dışı ... nin ortaklarının ve adreslerinin aynı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında, davacının, işverenin unvanında “...” yerine “....”yazmak suretiyle husumet tevcihinde yaptığı hatanın, “kabul edilebilir yanılgı” olarak kabulü ile HMK 124 maddesi doğrultusunda husumetin doğru hasıma tevcihi için usulü işlemlerin tamamlanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın husumet yokluğu nedeni ile reddi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/18903, K. 2015/25337, 10 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama