KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2015/20363 E., 2015/29821 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2015
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
551 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili müvekkilinin haklı ve geçerli bir neden olmaksızın işten çıkarıldığını beyan ederek müvekkilinin işe iadesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin ikale sözleşmesi ile tarafların uygun iradesiyle sona erdirildiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından 13.06.2014 tarihinde feshedildiği, taraflar arasında 13.06.2014 tarihinde iş sözleşmesinin taraflarca anlaşarak sona erdirilmesine ilişkin sözleşme düzenlendiği, davacının 24 yıl kıdemi olup bordro uzmanı olarak çalıştığı imzaladığı belgelerin anlam ve sonuçlarını kavraya bilecek kapasitede bir kişi olduğu davacının bu sözleşmeyi zorla imzaladığı yönünde bir delilin olmadığı bu sözleşme ile davacının yasal haklarının yanında iki brüt maaşı tutarında ikale bedeli ödendiği, davacının makul yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/2 maddesi uyarınca “feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir”. İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu, daha sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli olduğunu kanıtlayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (04.04.2008 gün ve 2007/29752 Esas, 2008/7448 Karar sayılı ilamımız).
Somut olayda davacının iş sözleşmesi 13.06.2014 tarihli fesih bildirimi ile davacının değerlendirilebileceği başka bir uygun pozisyon olmaması nedeniyle feshedildiğinin bildirildiği ve aynı tarihli iş sözleşmesinin taraflarca anlaşarak sona erdirilmesine ilişkin sözleşme düzenlendiği görülmektedir.
Fesihle birlikte yapılan bu şekildeki sözleşmelerin işverenin feshini ortadan kaldırmadığı, nitekim Dairemizin istikrar kazanmış içtihatlarında da böyle kabul edildiği (Dairemizin 05.12.2013 Gün, 2013/8385 Esas, 2013/32004 Karar; 27.02.2014 Gün, 2013/9619 Esas 2014/6427 Karar; 20.03.2014 Gün, 2013/14714 Esas, 2014/9286 Karar; 25/06/2015 Gün, 2015/11259 Esas, 2015/23273 Karar sayılı kararları) dolayısıyla iş sözleşmesinin ikale ile sona ermediği, fesih bildiriminde dayanılan sebebin geçerli bir sebep olmadığı,
fesih bildiriminde yeniden yapılanma veya departman kapatılmasından söz edilmeyip yalnızca “davacıyı değerlendirilebilecek bir başka uygun pozisyon bulunmamasından” dolayı iş sözleşmesinin feshedildiğinin bildirilmesine göre bunun geçerli bir sebep oluşturmayacağı, davacının neden kendi çalıştığı pozisyonda devam edemeyeceğinin açıklanmadığı, bunun davacının davranışından mı yeterliliğinden mi veya işin işyerinin işletmenin gereklerinden mi kaynaklandığı hususunun açıklanmadığı, fesih bildiriminin açık olmadığı buna göre feshin geçerli nedene dayanmadığının kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/20363, K. 2015/29821, 26 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama