KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2015/21977 E., 2015/31230 K.·Mahkemesi : Bakırköy 7. İş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2015
- Tarihi
- 24/03/2015
- Numarası
- 2015/51-2015/138
- A) Davacı İsteminin Özeti
- —
Karar Metni
631 kelime·3 dk okuma
Davacı vekili; müvekkilinin 01/01/2012 tarihinden itibaren G.. B.. Veteriner İşleri Müdürlüğü'nde yönetici olarak çalıştığını, belediye ile diğer davalı şirket arasındaki taşeron ilişkisi nedeniyle müvekkilinin sigortasının diğer davalı ortaklığı adına bulunduğunu, davalı belediye ile firma arasında işçi temini ilişkisi kurulduğunu, asıl işveren-alt işveren ilişkisi oluşturulduğunu, davacının başlangıçtan itibaren asıl işveren konumunda bulunan davalı belediyenin işçisi olarak kabulü gerektiğini, iş akdinin hiçbir gerekçe gösterilmeden 31/12/2014 tarihinde sonlandırıldığını, yazılı bir fesih bildirimi de yapılmadığını, bu nedenle feshin geçersizliğini, müvekkilinin işe iadesini ve buna bağlı hakların tespitini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı belediye vekili; Belediye Veteriner İşleri Müdürlüğünce 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca Ev ve İşyerlerinde Haşere mücadelesi, ilaçlama, başı boş hayvanların toplanması ve rehabilitasyonu hizmet alım işi altında 09/11/2012 tarihinde yapılan açık ihale usulü ile diğer davalı uhdesinde bırakıldığını, davacının yüklenici firma tarafından yönetici statüsünde değil, ekip sorumlusu statüsünde 01/01/2013 tarihinde işe alındığını, yüklenici firmaların ihale süreçlerinde çalıştırdıkları personelleri ile olan iş ilişkilerinin belirli süreli olduğunu, işin süreli iş sözleşmesi niteliğinde olması nedeniyle yüklenici firma ile aralarında bulunan sözleşme gereği 31/12/2014 tarihinde sona erdiği savunulmuştur.
Davalı adi ortaklık davaya cevap vermemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece feshin yazılı yapılmadığı gerekçesiyle geçerli nedene dayanmadığı, davalı şirkete verilen işin asıl iş niteliğinde olduğu bu nedenle Belediye’deki işine iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının işe iadesine, işe iadenin mali haklarından her iki davalının sorumlu tutulmalarına karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Somut olayda davacının iş sözleşmesinin feshi konusunda yazılı bildirim yapılmadığı, feshin haklı nedene dayandığının da iddia ve ispat edilmediği dikkate alındığında feshin geçersizliğine karar verilmesi yerindedir. Yine objektif esaslı unsurlarının bulunduğu kanıtlanmadığından iş sözleşmesinin belirsiz süreli kabulü de dosya içeriğine uygundur.
Davacı davalı şirket bordrosunda görünmesine rağmen davalı Belediye’nin işçisi olduğunu, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu iddia ederek feshin geçersizliğine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davalı alt işveren görünen ortaklığa devredilen işin asıl iş niteliğinde olduğu gerekçesiyle davalılar arasında muvazaa bulunduğuna kanaat getirmiştir. Davalı Belediye ile ortaklık arasında açık ve kapalı alanlarda haşere mücadelesi ilaçlama ve başıboş hayvanların toplanması ve rehabilitasyonu hizmetinin sağlanması konusunda sözleşme yapıldığı, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 67. maddesi dikkate alındığında mahkemenin muvazaayı kabul gerekçesi yerinde değildir. Ayrıca mahkemece hüküm kısmında işe iadeden hangi davalının sorumlu olduğu da infazda tereddüt yaratacak şekilde açıklanmamıştır.
Davalılar arasında hizmet alım sözleşmesine ekli teknik şartnamenin çalışacak personelden istenen özellikler başlıklı kısmının 18. maddesinde firmanın verim alınamayan personeli çıkarma veya değiştirme işlemi için idareden muvafakat alınacağı aksi takdirde işçi çıkaramayacağı ve değiştiremeyeceği düzenlenmiştir. Buna göre davalı Belediye’nin kendi bünyesinde kimin çalışacağını yine kendisinin belirlediği, hizmet alım sözleşmesinin işçi teminine yönelik olduğu, gerçek anlamda işverenin davalı Belediye olduğu, bu nedenle davalılar arasına asıl işveren alt işveren ilişkisinin unsurlarının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/21977, K. 2015/31230, 5 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama