İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/25096 K.2018/19858

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya…

Esas2015/25096Karar2018/19858Tarih6 Kasım 2018Okuma5 dk · 990 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2015/25096 E., 2018/19858 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Kasım 2018
Mahkemesi
İŞ MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

990 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davalının ilk defa 31/07/2008 tanzim tarihli , 01/08/2008 başlama tarihli, 31/07/2009 bitim tarihli belirli süreli "Özel Öğretim Kurumlarında Görev Alan Eğitim Personeline Ait İş Sözleşmesi " ile davacı müvekkiline ait eğitim kurumunda öğretmen olarak çalışmaya başladığını, müteakiben her yıl kendisiyle yeniden sözleşme yapıldığını ve en son olarak 31/07/2014 tanzim tarihli 01/08/2014 başlama tarihli 31/07/2015 bitim tarihli belirli süreli "Özel Öğretim Kurumlarında Görev Alan Eğitim Personeline Ait İş Sözleşmesi" imzalandığını,

davacının sözleşmenin bitim tarihinden önce 12/09/2014 tarihinde davalı bir devlet okuluna atanmış olmasını gerekçe göstererek tek taraflı olarak istifa etmek suretiyle iş sözleşmesini fesh ettiğini, dönem başında gerçekleşen bu beklenmedik durum nedeniyle kendisinin okutması planlanan öğrencilerin öğretmensiz kaldığını yerine başka bir öğretmen arayışına girmek zorunda kalındığını, buna bağlı olarak müvekkili kurumun büyük bir mağduriyet yaşadığını,

sözleşmeyi süre bitiminden önce tek taraflı olarak fesh edip istifa ettiğinden sözleşme gereğince brüt ücretinin 24 katı tutarındaki 97.984,32 TL tazminatın davacıdan tahsili gerektiğini ileri sürerek, cezai şart bedelinin tahsilini istemiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, müvekkilinin davacı kurumda 2008 yılında öğretmen olarak çalışmaya başladığını, davalı işverenlikte ağır çalışma koşulları müvekkil için artık dayanılmaz hale geldiğini, kamu personeli seçme sınavına girdiği ve ardından atamasının gerçekleştiğini, davacı işverenliğin sözleşmeyi matbu olarak hazırladığını, her yıl sözleşme yenileme döneminde işçilerinin önüne koyduğunu, işini kaybetme korkusu yaşan müvekkili ve onun gibi çalışma arkadaşlarının bu sözleşmeleri itiraz etmeden imzalamak zorunda kaldıklarını, sözleşmeye konulan ceza şartın geçerliliğinden bahsetmenin mümkün olmadığını,

müvekkilinin aylık 2.250 TL maaşla Cizre'de cocuklarından ve eşinden uzakta geçim için öğretmenlik yaptığını, kendisinden talep edilen parayı davacı işverenliğe ödeyebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin bu tazminat miktarını ödeyebilmesi için uzun yıllar hiç harcama yapmadan çalışması gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.maddesinin k bendinde "Eğitim personeli iş bu sözleşmeyi 4857 sayılı kanunun 24/II de belirtilen haklı sebepler dışında süre bitiminden önce hiç bir şekilde tek taraflı olarak sona erdiremez ya da bitiremez.

Resmi okul yada kurumlara atanma veya nakil suretiyle geçmek ile erkek personel için askerlik dahil herhangi bir sebeple sözleşme bitmedin fesih istifa vb yollarla sözleşmesini sona erdiren, görevinden ayrılan ya da sözleşmesinin 4857 sayılı yasanın 25/II maddesinde yazılı veya MEB mevzuatında yer alan nedenlerden herhangi birine bağlı olarak işverence haklı sebeple feshine neden olan eğitim personeli sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücretin 24 (veya 36) katı tutarında bir tazminatı cezai şart olarak nakden ve defaaten iş verene ödemeyi, ayrıca kendisinin işi bırakmasından dolayı iş verenin uğradığı tüm zararı gidermeyi,

iş verenin mahrum kaldığı kazancı ticari itibarının ve güvenilirliğinin zedelenmesi nedeniyle talep edeceği bedelide kendiliğinden ödemeyi kabul ve taahhüt eder.

Kurumda haklı nedene dayanmaksızın eğitim perosenelin sözleşmesini feshederse aynı miktarda tazminatı ödemeyi kendiliğinden kabul ve taahhüt eder. " şeklinde hüküm olduğu, sözleşmeye konulan erkek personel için askerlik dahil hükmünün Kanunun davacıya tanıdığı bir hak olduğu, haklı feshi ortadan kaldıracak şekilde cezai şart hükümlerinin sözleşmeye konmasının haklı fesih hallerini sınırlayıcı özelliği itibariyle sözleşmenin geçersizliğini ortaya koyduğu, davacı işverene daha fazla yetki veren söz konusu cezai şart hükümlerinin geçersiz olacağı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

D) Temyiz: Kararı davacı taraf temyiz etmiştir. E) Gerekçe: İş sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şartın koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Cezai şart öğretide, mevcut borcun ifa edilmemesi veya eksik ifası halinde ödenmesi gereken mali değeri haiz ayrı bir edim olarak tanımlanmıştır (Tunçomağ, Kenan: Türk Hukukunda Cezai Şart, ... 1963).

Cezai şart Türk Borçlar Kanunun 179-182 nci maddeleri arasında düzenlenmiş olup, İş Kanunlarında konuya dair bir hükme yer verilmemiştir. İş hukuku açısından Borçlar Kanunun sözü edilen hükümlerini uygulamakla birlikte, Dairemizce bazı yönlerden İş hukukuna özgü çözümler üretilmiştir.

İş hukukunda “İşçi Yararına Yorum İlkesi”nin bir sonucu olarak sadece işçi aleyhine yükümlülük öngören cezai şart hükümleri geçersiz sayılmış ve bu yönde yerleşmiş içtihatlar öğretide de benimsenmiştir. Hizmet sözleşmeleri açısından cezai şartla ilgili olarak 818 sayılı Yasada açık bir hüküm bulunmaz iken, Dairemizin uygulamasına paralel olarak.

1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 420 nci maddesi “Hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir.” hükmünü getirmiştir. Bu itibarla hizmet sözleşmelerine işçi aleyhine konulan cezai şartlar geçersiz, işçi lehine konulan cezai şartlar ise geçerli kabul edilmelidir.

Cezai şartın işçi ve işveren hakkında ve iki taraflı olarak düzenlenmesi gereği, işçi aleyhine kararlaştırılan cezai şartın işveren aleyhine kararlaştırılandan daha fazla olmaması sonucunu da ortaya koymaktadır. Başka bir anlatımla işçi aleyhine olarak belirlenen cezai şartın, koşulları ve ceza miktarı bakımından işverenin sorumluluğunu aşması düşünülemez. İki taraflı cezai şartta işçi aleyhine bir eşitsizlik durumunda, cezai şart hükmü tümden geçersiz olmamakla birlikte, işçinin yükümlülüğü işverenin sorumlu olduğu miktarı ve halleri aşamaz.

Gerek belirli gerekse belirsiz iş sözleşmelerinde, cezai şart içeren hükümler, karşılıklılık prensibinin bulunması halinde kural olarak geçerlidir. Ancak, sözleşmenin süresinden önce feshi koşuluna bağlı cezai şartın geçerli olabilmesi için, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin belirli süreli olması zorunludur. Asgari süreli iş sözleşmelerine de aynı şekilde hükümler konulması mümkündür.

Borçlar Kanunun 182/son maddesinde ise, aşırı görülen cezai şartın hâkim tarafından indirileceği hükme bağlanmıştır. İş hukuku uygulamasında işçi aleyhine cezai şart düzenlemeleri bakımından konunun önemi bir kat daha artmaktadır. Şart ve ceza arasındaki ilişki gözetilerek, işçinin iktisadi açıdan mahvına neden olmayacak çözümlere gidilmelidir. İşçinin belli bir süre çalışması şartına bağlanan cezalardan, sözleşme kapsamında çalışılan ve çalışması gereken sürelere göre oran kurularak indirime gidilmelidir.

Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında yapılan sözleşmede cezai şartla ilgili bölümde Kanuna aykırı olarak erkek personel için askerlik nedeninin dahi haklı fesih nedeni olamayacağının belirtilmesi sözleşmenin yada cezai şartın değil ilgili kısmın geçersizliğini doğurur. Buna göre sözleşme ve cezai şart geçerlidir.

Mahkemece, davacının yaptığı iş, ücreti ve fesih nedeni dikkate alınarak Borçlar Kanunun 182/son madde hükmü gereği indirim yapılarak cezai şarta hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddi bozmayı gerektirmiştir.

F) Sonuç:

SONUÇ / HÜKÜM

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 06/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/25096, K. 2018/19858, 6 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/25096
Karar No
2018/19858
Tarih
6 Kasım 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/25100 K.2018/21488
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/25114 K.2018/11329
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/25122 K.2018/21225
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/25123 K.2018/21220
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/25124 K.2018/21224
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/25127 K.2018/21229

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.