İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/2596 K.2015/11104

Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla…

Esas2015/2596Karar2015/11104Tarih19 Mart 2015Okuma6 dk · 1.200 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2015/2596 E., 2015/11104 K.·Mahkemesi : İş Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Mart 2015
Dava
Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.200 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davacının davalı işyerinde Bölge Müdürü olarak çalıştığını, fesih bildiriminde şirketin satılması için piyasaya sürdüğü ilaçların satılıp satılmadığının ... adlı şirket tarafından sayısal verilerle ölçüldüğünü, ... adlı şirketin verileri dikkate alınarak davacıya ve diğer mümesillere prim ödemesi yaptığını, 2013 Şubat ve Eylül ayları arasında ... raporundaki verilerin depo çıkışlarından fazla gösterildiğini, bunun komisyoncu adı verilen kişiler vasıtasıyla yapıldığını, davacının yöneticiliğini üstlendiği bölgelerde de bazı tanıtım temsilcilerinin ... verileri ile ilaç depo çıkışlarının farklı olduğunu,

davalı şirket tarafından bazı tıbbi tanıtım temsilcilerinin iş akdinin bu nedenle feshedildiğini, davacının görevinin ilaç satmak veya tıbbi tanıtım temsilcilerine ilaç satmalarına yardımcı olmak olmadığını, davacının görevinin bölge müdürü olarak tıbbi tanıtım temsilcilerini kontrol etmek ve denetlemek olduğunu, davacının görev tanımında tüm bölgelerdeki ilaçları, eczaneleri denetlemek, kontrol etmek gibi bir görevinin de bulunmadığını, bu nedenle davacının hangi eczanenin kaç adet ürününü satın aldığını veya almadığını bilemeyeceğini, depo çıkışları ile ... verileri arasındaki farkın neden,

nasıl kaynaklandığını davacının bilmesinin mümkün olmadığını, davalı şirketin zarara uğramasında bölge müdürü olarak çalışan davacının ağır ihmalinin olduğu iddiasıyla iş akdinin sona erdirildiğini ,davalı işverenin keyfi olarak fesih işlemini uygulamış olduğunu belirterek feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının müvekkili şirkette bölge müdürü olarak olarak sabit ücret artı prim sistemi kapsamında çalıştığını, birçok ilaç firması gibi müvekkili şirketinde prime esas sayılı verilerin tespiti için Uluslar arası ... adlı şirketten hizmet aldığını,

satılacak ilaçlara ilişkin sayısal hedefler ve bu hedeflerin gerçekleşme oranına bağlı olarak kendilerine ne kadar prim ödeneceği müvekkili şirket tarafından hem bölge müdürlerine hem de tıbbi tanıtım temsilcilerine her yıl prim sistemi kitapçığı ile bildirildiğini ve nihayetinde de ... adlı şirketten alınan sayısal verilere göre tıbbi tanıtım temsilcilerine ve bölge müdürlerine prim ödemesi yapılmakta olduğunu,

aracı kişilere komisyon vermek suretiyle prime esas ... çıkışlarının depo çıkışlarından fazla gösterilmesini sağlayarak haksız prim kazancı sağladıkları yönünde ihbar alındığını,hatta bu durum ilk aşamada sözel olarak bazı tıbbi tanıtım temsilcileri tarafından da itiraf edilmiş olduğunu,

zira soruşturma komisyonu raporunda ,davacının da dahil olduğu bazı bölge müdürlerinin şirket pazarlama stratejileri açısından etik olmayan veya haksız kazanca yol açan davranışları veya şirketin zarara uğramasına sebep olan bu süreçte hiyerarşik olarak sorumluluklarında bulunan tıbbi tanıtım temsilcilerinin denetim ve kontrolü görevinde ağır ihmallerinin tespit edildiğini, bölge müdürü olan davacının denetim ve kontrol sorumluluğunun ağır ihmali teşkil eden bu davranışının işyerinde olumsuzluklara yol açtığını, iş akdinin geçerli nedene dayanarak feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, görevi bölge müdürü olan davacının kendi bölgesinde kendisine bağlı olarak çalışan tıbbi tanıtım temsilcilerinin çalışmalarını denetleme ve kontrol etme görevini yapmadığı ya da ağır şekilde ihlal ettiğini gösterir delil olmadığı, davalı şirketin iddia edilen hususlar ile ilgili Cumhuriyet Savcılığına yaptığı suç duyurusunda davacı işçinin sanal satış artışı yaptığı iddia edilen ve hakkında suç duyurusunda bulunulan 153 kişi arasında bulunmadığı , davalı şirketin davacı işçinin sanal satış yöntemine başvurduğuna ilişkin herhangi bir iddiada bulunulmadığı,

söz konusu genel soruşturma kapsamındaki iddialar nedeni ile davacının iş akdinin İş Kanunu 25/II-e maddesi kapsamında feshedilmesinin yerinde olmadığı gibi iş akdinin feshini geçerli kılacak ve feshe esas alınabilecek nitelikte davacı hakkında ortaya konulmuş güçlü ve yoğun şüphenin de bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe:

4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir.

İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.

Bu nedenle, geçerli fesih için söz konusu olabilecek sebepler, işçinin iş görme borcunu kendisinden kaynaklanan veya işyerinden kaynaklanan sebeplerle ciddi bir biçimde olumsuz etkileyen ve iş görme borcunu gerektiği şekilde yerine getirmesine olanak vermeyen sebepler olabilecektir. Sonuçta, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir".

Keza işçinin iş sözleşmesini ihlal edip etmediğinin tespitinde, sadece asli edim yükümlülükleri değil; kanundan veya dürüstlük kuralından doğan yan edim yükümlülükleri ile yan yükümlerin de dikkate alınması gerekir. Sadakat yükümü, sözleşmenin taraflarına sözleşme ilişkisinden doğan borçların ifasında, karşı tarafın şahsına, mülkiyetine ve hukuken korunan diğer varlıklarına zarar vermeme, keza sözleşme ilişkisinin kapsamı dışında sözleşme ile güdülen amacı tehlikeye sokacak özellikle karşılıklı duyulan güveni sarsacak her türlü davranıştan kaçınma yükümlülüğünü yüklemektedir.

Somut olayda, Bölge Müdürü olan davacının iş sözleşmesi sorumluluğunda bulunan tıbbi tanıtım temsilcilerinin denetim ve kontrolü görevinde ağır ihmali olduğu ve iş ilişkisinin sürdürülmesinin şirket açısından kabul edilmez olduğu gerekçesi ile 4857 sayılı yasanın 25/II-e maddesi uyarınca feshedilmiştir.

Dosya kapsamından ... verileri ile ecza depolarından çıkış oranları arasında bir fark bulunduğu sabittir. Davalı işverenin bu olayın saptanması üzerine, sanal satış farkı nedeni ile gerçekleştiren ecza satış depo sorumluları hakkında suç duyurusunda bulunduğu, ... verileri ile ecza depo çıkış kayıtları farklılık arzeden tıbbi tanıtım temsilcileri ile bağlı bulundukları bölge müdürlerinin savunmasını aldığı ve sanal satış nedeni ile haksız prim elde eden davacı gibi çalışan yaklaşık 300 kişinin iş sözleşmelerini 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II.e maddesi uyarınca feshettiği anlaşılmaktadır.

Temyiz aşamasında davalı tarafından sunulan iddianameye göre 338 kişi hakkında Ağır Ceza Mahkemesi’ne “7 adet depo sahibi şüphelinin müşteki firma çalışanları olan diğer şüphelilerin bilgisi ve isteği dahilinde onların satmadıkları ilaçları eczanelere satmış gibi göstererek müşteki firma ile anlaşmalı ...

İstatistik isimli firmaya yanlış ve yanıltıcı bilgiler verdikleri, ardından müşteki firmaya gerçek satış bilgilerini geçtikleri, bu şekilde ilk bildirimlerle tıbbi tanıtım temsilcilerinin haksız prim ödemesi almalarını sağladıkları, ardından gerçek rakamları üzerinden kendilerinin de müşteki firmadan prim ödemesi aldıkları, bu hususun evrak içerisinden mevcut 3 ayrı inceleme raporu ve bir kısım tıbbi tanıtım temsilcilerinin beyanlarında da anlaşıldığı” gerekçesi ile nitelikli dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçundan kamu davası açılmıştır.

Bölge müdürü olan davacı hakkında her ne kadar ceza davası açılmamışsa da kendi denetimi altında bulunan tıbbi tanıtım temsilcileri hakkında ceza davası mevcuttur. Davacının denetim görevini gereği gibi yerine getirmediği, bu nedenlerle taraflar arasında güven ilişkisinin zedelendiği, iş ilişkisinin olumsuz etkilendiği, davalı işveren açısından en azından fesih tarihi itibari ile geçerli nedenlerin bulunduğu anlaşılmaktadır. Geçerli olan bu feshin daha ağır olan haklı neden niteliğinde olup olmadığı açılan kamu davasının veya davacı tarafından açılacak kıdem ve ihbar tazminatı davasının sonucunda ortaya çıkacaktır. Davalı işverenin iş sözleşmesini feshetmesi geçerli nedene dayandığından, davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.

4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1- Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2- Davanın REDDİNE, 3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4- Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 1.288.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, Kesin olarak 19.03.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/2596, K. 2015/11104, 19 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/2596
Karar No
2015/11104
Tarih
19 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/2596 K.2015/23232
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/2597 K.2015/8246
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/2597 K.2015/11105
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2015/2597 K.2015/14167
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/2597 K.2015/23233
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/2598 K.2015/8245

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.