KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2015/2635 E., 2016/12272 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- İŞ MAHKEMESİ
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile izin harçlığı, yakacak yardımı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
543 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
İş sözleşmesi, kendisine ait sosyal paylaşım sitesinde şirket hakkında yazılar yazması üzerine uyarılan davacının bu şekilde işveren ve işçilerine sataşmada bulunduğu gerekçesi ile feshedilen davacı feshin haklı nedene dayanmadığını belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda “4857 sayılı yasanın 25/ II d maddesinde; işçinin iş verene veya ailesine karşı şeref ve namusa dokunacak sözler söylemesi veya davranışlarda bulunması ya da iş veren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması veya işçinin iş verene veya aile üyelerinden birine sataşması haklı fesih olarak kabul edildiği, davacının iş yerindeki bazı olumsuzluklar, ücret artışları ile yapılan görüşmelerdeki olumsuzluklara karşı eleştiri amaçlı sosyal paylaşım sitesinde yazılar yazdığı ancak söz konusu yazılarda her hangi bir kişiyi, her hangi bir yöneticiyi veya çalışanı hedef almadığı,
düşüncelerini dile getirdiği, davacının eylemleri madde kapsamında değerlendirilmeyip, Anayasanın 25 ve 26 maddelerinde güvence altına alınan düşünceyi açıklama özgürlüğü olarak değerlendirildiği, haklı feshi gerekli kılacak ağırlıkta sayılmadığı geçerli fesih olarak kabulü gerektiği” gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne karar verilmiştir.
Davacı kendisine ait ve sadece kendisini tanımlayan arkadaşları tarafından görülen sosyal paylaşım sitesinde, işyeri dışında işverenin uygulamalarını eleştirmiş, bu konuda uyarılması üzerine ise sözlerinin arkasında olduğunu, işyerinde kendisi dahil “adam gibi adam yok, herkes kaypak, yalaka, taklacı olmuş” gibi beyanlarda bulunmuştur. Kendisine ait sosyal paylaşım sitesini işyerinde arkadaşlarının paylaştığı anlaşılmaktadır.
Bu arkadaşlarının bir kısmının hak verdiği, bir kısmının ise eleştirdiği, davacının eleştirene ise kendisinin anlaşılmadığını beyan ettiği tespit edilmiştir. İşveren doğrudan paylaşımın tarafı değildir. İşveren işçilerin şikayetçi olduğunu belirtmiş ise de bu konuda bir delil ibraz etmemiştir. Davacının kendi sosyal paylaşım sitesi arkadaşları ile sınırlıdır. Bu şekilde kendisi de dahil herke hakkında genel olarak bir takım sözler söylemesi, sataşma niteliğinde değildir.
Bu söylemlerin mahkemece düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi isabetlidir. Mahkemece feshin haklı nedene dayanmadığının kabulü isabetlidir. Bu nedenle davalının bu yöndeki temyiz itirazları yerinde değildir.
23.05.2016
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/2635, K. 2016/12272, 23 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama