KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2015/29066 E., 2016/8651 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi 2-... Adına Avukat
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2016
- Davalılar
- 1-... ADINA AVUKAT ...
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
664 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalı VIP Koruma Şirketi'nin elemanı olarak diğer davalının projesinde özel güvenlik amiri olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin gerçeğe aykırı bir şekilde amirlerine karşı geldiği gerekçesiyle feshedildiğini, ancak davacının olay tarihinde sadece görevli izin talebinde bulunduğunu, başkaca herhangi bir hareketinin ve davranışının bulunmadığını beyan ederek yapılan feshin haksız ve geçersiz olduğundan, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin görevlendirildiği projelerde birlikte çalıştığı arkadaşları ve amirleriyle geçinememe, işyerinde huzuru bozma gibi hal ve tavırlar sergilemesi, son olarak işyeri yetkilisine hakaret ederek üzerine yürümesi ve bunun tutanakla tespit edildiği gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-b-d maddesi uyarı feshedildiğini, feshin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı Dilovası Organize Sanayi Bölgesi vekili, davalı bünyesinde 17 işçi çalıştığından davanın müvekkili yönünden reddi gerektiği gibi, davacının müvekkilinin güvenlik hizmeti aldığı diğer davalı şirket bünyesinde çalıştığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davalının dinlettiği tanıkların davacının işyeri yetkilisine küfür ettiğini beyan etmişlerse de, davacı tanıklarının davalı tanıklarının beyanlarını doğrulamadıkları, fesih nedeni yapılan olayın gerçek olduğuna dair tam bir kanaat edinilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, an çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz.
Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu kanun yürürlüğe girdikten sonra sendikal nedenle yapılan fesihlerde tazminat; işçinin başvurusu, işe başlatma ve başlatılmama şartına bağlı olmaksızın işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenecektir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. (12.12.2013 gün ve 2013/8422 Esas, 2013/33052 Karar sayılı ilamımız).
Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
Somut olayda, davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı veya geçerli nedene dayandığı davalı tarafça ispatlanmadığından feshin geçersizliğine karar verilmesi yerindedir. Ancak davacı davalı bünyesinde 04.01.2010-05.02.2015 tarihleri arasında çalışmıştır. Kıdem süresi ve fesih sebebine göre işe başlatmama tazminatının 4 ay yerine 5 ay olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun olacaktır. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/29066, K. 2016/8651, 7 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama