KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2015/29966 E., 2019/3218 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2019
- Mahkemesi
- İŞ MAHKEMESİ
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davacı dava dilekçesinde, davaya konu kıdem tazminatı dışındaki alacakların tümüne dava tarihinden itibaren faiz talep etmiştir. Islah dilekçesiyle ise kıdem tazminatı dışındaki alacaklara temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesini talep etmiştir.
Mahkemece ise kıdem tazminatı dışındaki talepler yönünden hangi tarih olduğu belirtilmeden “temerrüt tarihi” denilerek faize hükmedilmiştir. Ne var ki, davacının davalıya noter kanalıyla gönderdiği 15/10/2012 tarihli ihtarnamede açık şekilde fazla mesai ile ulusal bayram ve genel tatil ücretleri talep edilmemiştir.
Bu durumda, davacının davalıyı dava tarihinden önce temerrüde düşürmesi söz konusu olmadığından, kıdem tazminatı dışındaki kabule konu alacaklar bakımından dava dilekçesiyle istenen miktarlar bakımından dava, ıslah ile artırılan miktarlar bakımından ise ıslah tarihi temerrüt tarihi olduğundan dava-ıslah ayrımına göre faize hükmedilmesi gerekirken, hukuken temerrüt sonucunu doğurmayan ihtarnameye değer verilerek faize hükmedilmesi ve ayrıca hüküm altına alınan alacak miktarlarının net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesi hatalı olup bozma sebebi ise de, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden,
hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3/2 maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/29966, K. 2019/3218, 11 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama