KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2015/34570 E., 2016/17045 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2016
- Mahkemesi
- İŞ MAHKEMESİ
- Davalılar
- 1-... ADINA AVUKAT ...
Karar Metni
702 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
2-
DAVA
Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının...... bünyesinde ... projesinde özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, iş akdi gerçeğe uygun sebep gösterilmeksizin tazminatsız olarak haksız feshedildiğini, İ.......... sayılı dosyasında maaş ve fazla çalışma ücret alacağının eksik ödenmesi nedeniyle dava açtıklarını, bu davanın akabinde müvekkile mobbing uygulandığını, haksız olarak görev yeri değiştirildiğini, müvekkilin işverenin göndermiş olduğu ihtara müvekkilin performans yetersizliği bulunduğu iddiasının gerçek dışı olması nedeniyle itiraz ettiğini,
müvekkilinin performans düşüklüğüne neden olabilecek herhangi bir davranışı olmaması ve hakkında her hangi bir tutanak dahi tutulmaması nedenleriyle müvekkilin açmış olduğu dava sonrasında cezalandırmaya yönelik mobbing uygulamalarının sonucunda iş akdi feshedildiğini, müvekkilinin en son aldığı net ücretin 1.820,00 TL olduğunu, müvekkilin iş akdi davalı işveren tarafından fesih sebebi açık ve kesin olarak belirtilmediği gibi kurguya dayanan bir fesih gerçekleştirdiklerini, yasanın bu emredici kuralına uygun olmayan bir feshin geçerli nedene dayanmadığı kabul edildiğini,
davalı işveren usulüne uygun olmayan fesih bildirimi ile feshin son çare olması (ultima ratio) ilkesini ihlal ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak koşuluyla yapılan fesih işleminin geçersizliğinin tespitine, müvekkilin işe iadesine, işe iade kararına uyulduğu veya uyulmadığı durumlarda fesihten itibaren boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık brüt ücretinin ve sosyal haklarının davalıdan tahsiline, işe iade kararına uyulmadığı takdirde iade kararına aykırılıktan dolayı 8 aylık brüt ücret tutarında işe başlatmama tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Belediye vekili cevap dilekçesinde; belediye açısından usuli yönden ret kararı verilmesi gerektiğini, müvekkil ... iş bu davaya konu iş sözleşmesinin tarafı yani işveren konumunda olmadığını, davaya konu iş sözleşmesinin taraflara davacı ile diğer davalı olan şirket olduğunu iş sözleşmesi bu taraflar arasında akdedilmiş olduğunu, davacının.... çalışanı olduğunu, yani davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisinin olmadığını savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesind; davacının, 01...tarihleri arasında güvenlik görevlisi olarak müvekkil şirketin ... projesinde çalıştığını, müvekkil şirket kamu ihale kanunu çerçevesinde ihale yolu ile hizmet vermekte olup, bu minvalde asıl işveren belediyenin 2014 yılında yaptığı ihaleleri kazanmış ve bu süre zarfında kuruma özel güvenlik hizmeti verildiğini, hizmet veren müvekkil şirketin davacı ile belirli süreli sözleşme yapmasında esaslı neden mevcut olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, performans nedeniyle iş yeri değişikliğinin iyi niyet kurallarına, şekil ve içerik şartlarına aykırı olarak yapıldığı, feshin geçerli bir nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Mahkemece gerekçenin son kısmında her ne kadar “Davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğundan iade kararının davacının Perun Şirketindeki işe iadesine şeklinde anlaşılması gerektiği ve bu ilişkinin doğal sonucu olarak davanın mali sonuçlarından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları gerektiği” belirtilmiş ise de; icra ve infaza konu hüküm fıkrasında davalılar yönünden yükümlülükler açık şekilde belirtilmemiş, bu haliyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde sonuca gidilmiştir. Bu nedenle hükmün aşağıda yazılı şekilde bozulması gerekmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/34570, K. 2016/17045, 3 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama