KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2015/35475 E., 2016/18794 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2016
- Mahkemesi
- İŞ MAHKEMESİ
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
638 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalılar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının alt işveren-üst işveren hukuki ilişkisi çerçevesinde davalı şirketler nezdinde 08/07/2007 tarihinden itibaren temizlik şefi olarak çalışmaya başladığını, davacı hakkında "şirket bilgilerine izinsiz erişim, çalışanların ve kendisinin ücret bilgilerini diğer kişilerle izinsiz paylaşma" ile ilgili tutanak tutulduğu,
yaptığı savunma yetersiz görülerek iş akdinin 05/05/2015 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu' nun 25/II-e maddesine istinaden alt işveren .... tarafından haksız ve tazminatsız olarak feshedildiğini, davacının iş akdinin haksız şekilde feshedildiğini, feshin geçerli olmadığını iddia ederek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmayan süre nedeniyle 4 aylık ücret tutarının ve feshin geçersizliği ile işe iadeye karar verilip de başvuruya rağmen işverence süresi içinde davacının işe başlatılmaması halinde 8 aylık ücret tutarında tazminatın ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; Davacının izinsiz olarak, şirket yetkilisinin olmadığı bir zamanda veri araştırması yaptığını, bu veri araştırması sonucunda öğrenmiş olduğu maaş bilgilerini 3. kişilerle paylaştığını, dava dilekçesinde bu durumun kısmen kabul edildiğini, bu durumun işyerinin prensiplerine ve davacının imzalamış olduğu iş sözleşmelerine aykırı olduğunu, belirli süreli iş sözleşmesinin 10. Maddesinde "işyeri çalışma ve prensiplerine uyma ve şirket gizli bilgilerine ulaşmama, bunları 3. kişilerle paylaşmama " yükümlülüklerine aykırı davrandığını, savunmasının alındığını, davacı geçerli bir sebep gösteremediği için iş akdinin haklı nedenle sonlandırıldığını, savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmaması gerektiğini, talep sonucunun dava dilekçesinde HMK nun 119/1-ğ maddesine göre açıkça bildirmesi, yani somutlaştırılması gerektiğini, davacının iş akdinin .... tarafından feshedildiğini, fesih ile ilgilerinin olmadığını, zira iş akdinin feshi konusunda da bir talimat vermediklerini iş akdinin feshinden sorumlu tutulmalarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı ile davalı ... şirketi arasında hizmet sözleşmesinin imzalanmış olduğunu, dolayısıyla kendilerinin işçilerin işe alım-çıkarılması konusunda herhangi bir yetkilerinin olmadığını, savunarak kendileri aleyhine ikame olunan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı işveren tarafından yapılan feshin geçerli olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Mahkemenin davalı işverenlik tarafından yapılan feshin geçerli olmadığına dair tespiti isabetlidir ancak iki davalı olmasına rağmen gerekçeli kararda davalılar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği değerlendirilmeden ve kurulan hükümde sorumlulukları açık şekilde tayin edilmeden sonuca gidilmiştir. Davalılara ait iş yeri kayıtları ve ücret bordrolarının incelenmesinden; davalılar arasında asıl – alt işveren ilişkisi kurulduğu ve davacının alt işveren olan davalı ....’deki işine iadesine ve işe başlatmamanın mali sonuçlarından her iki davalının müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmalarının gerektiği anlaşılmış olup, mahkemenin hatalı kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/35475, K. 2016/18794, 31 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama